<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>diyet, DİYET</title>
	<atom:link href="http://www.diyett.com/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.diyett.com</link>
	<description>diyet, diyet yemekler</description>
	<lastBuildDate>Fri, 12 Mar 2010 12:14:37 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.1</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Cilt kuruluğuna pratik öneriler</title>
		<link>http://www.diyett.com/cilt-kuruluguna-pratik-oneriler.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/cilt-kuruluguna-pratik-oneriler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 12:14:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/cilt-kuruluguna-pratik-oneriler.html</guid>
		<description><![CDATA[Cilt kuruluğu, özellikle kış aylarında görülme sıklığı çok artan bir sorun&#8230;
Kış döneminde havadaki nem kaybı, kalorifer sisteminin havadaki su ve nemi azaltması ve soğuk hava dolayısıyla terlemedeki azalma, cilt kurumasını artıran nedenlerdir. Dermatoloji Uzman Dr. Zerrin Baysal, cilt kuruluğu için pratik önerileri anlattı.
Cilt kuruluğu vücudun tüm bölgelerini ilgilendirebilir, ama daha çok uzuvlarda yani kollarda ve [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Cilt kuruluğu, özellikle kış aylarında görülme sıklığı çok artan bir sorun&#8230;</p>
<p>Kış döneminde havadaki nem kaybı, kalorifer sisteminin havadaki su ve nemi azaltması ve soğuk hava dolayısıyla terlemedeki azalma, cilt kurumasını artıran nedenlerdir. Dermatoloji Uzman Dr. Zerrin Baysal, cilt kuruluğu için pratik önerileri anlattı.</p>
<p>Cilt kuruluğu vücudun tüm bölgelerini ilgilendirebilir, ama daha çok uzuvlarda yani kollarda ve bacaklarda görülür. Birçok kişi doktora gitmeden bu kuruluğun tanısını kendi kendine koyar. Fakat bazılarında, görüntüsel farklılık gelişmese bile dermatolog muayenesinde sorun tespit edilir. Kaşıntı şikayeti ile doktora başvuran hastaların birçoğu kuru deriye sahiptir ve sadece cilt kuruluğunun tedavisi yapılarak bu şikayet ortadan kaldırılır.</p>
<p>CİLT KURULUĞU EGZAMA NEDENİ</p>
<p>Egzemalı deri kaşınır, kaşınma sonrası deride kalınlaşmalar oluşur, kaşınırken tırnaklar yoluyla yırtıklar gelişir ve enfeksiyon için kapı açılır. Tüm bunların sonucunda gelişen tabloların çoğu iz bırakarak iyileşir. Düşünülenin aksine cilt kuruluğu mutlaka önlem alınması gereken bir durumdur. Peki ama ne yapılabilir?</p>
<p>Baysal’a göre kış yaklaşırken mutlaka cilt muayenesi yapılmalı ve uygun cilt bakımı planlanmalı&#8230; Onun dışındaki önerilerini ise şöyle sıralıyor:</p>
<p>n Sıcak su ile banyo yapmayın. Özellikle her gün yıkanma alışkanlığı olan kişilerin yıkanma sıklıklarını azaltmaları gerekir. </p>
<p>n Yıkanırken kullandığınız ürünlerin mutlaka doğru ürünler olmasına dikkat edin. Kurutmayan sabunlar, şampuanlar kullanın, bunun için de ürünlerin gliserin, lanolin ve buna benzer yağ içerikli olanlarını seçin.</p>
<p>n Yıkandıktan sonra cildinizi çok kurulamayın ve hafif nemliyken cilt tipi için uygun olan nemlendiriciler uygulayın.</p>
<p>n Ortamı nemlendirmek de cilt kuruluğunu azaltmaya katkıda bulunur. Kalorifer peteklerine konulan su kapları ya da ıslak havlular, buhar aletleri gibi önlemler alabilirsiniz.</p>
<p>n Bol su içmenin mutlaka yararı var ama birçok kişinin aklında olan &#8220;Az su içiyorum, o yüzden cildim kuru&#8221; fikri de yanlış.</p>
<p>n Cilt kuruluğunu önlediği düşünülen bazı gıdaların (fındık, fıstık, ceviz, kuru üzüm, balık, havuç, ıspanak vs&#8230;) fazla tüketilmesi yine kuruluğu önlemede yardımcı.</p>
<p>Nemlendiriciler en önemli silah</p>
<p>Özellikle lanolin, gliserin, üre, pantetol gibi güçlü nemlendiricilerin kullanılması her zaman gerekir. Yapılan çalışmaların çoğu, güçlü nemlendirici özelliği olan ürünlerin kullanılmasının deri yaşlanmasını azalttığı, kırışıklıkların görünümünü düzelttiği, renk değişikliklerini önlediği sonucunu ortaya çıkarmış.</p>
<p>Yaşınıza uygun ürünler kullanın</p>
<p>Genç kişinin kullanacağı ürün ile yaşlı bir kişinin kullanacağı ürün tabii ki aynı değil&#8230; Öte yandan kullanılacak ürünün seçimini sadece yaş faktörü de etkilemiyor. Deri rengi, deri kalınlığı, derinin seboreik olup olmadığı, akneye yatkınlık gibi faktörler nemlendirici seçiminde önemli.</p>
<p>Masajla enerji yollarınızı açın</p>
<p>Kış henüz bitmedi ama güney sahillerinde yaza hazırlık şimdiden başladı. Uzakdoğu’nun en ünlü iki masajı &#8220;Tog Sen&#8221; ve &#8220;Thai Bitkisel Masajı&#8221; şubat itibariyle Türkiye’ye geliyor. </p>
<p>Tog Sen masajı, özel bir tahta parçasıyla yapılıyor ve vücudun enerji akışını canlandırıyor. Demirhindi yaprağı ve zerdeçal özleriyle uygulanan bitkisel masaj ise sertleşmiş eklemlerin yumuşaması için farklı bir alternatif sunuyor. Antalya’daki Concorde Deluxe&#038;Spa’da uygulanan bu masajlar, Taylandlı masörler tarafından yapılıyor. </p>
<p>Kas ve kemik ağrılarını hafifleten masaj</p>
<p>İnsan kemiklerinin ağaç dalı gibi olduğunu düşünenen Taylandlılar, enerji kanallarının pamuk kemiği gibi kaplandığını ve vücutta 300’den fazla enerji kanalının olduğunu savunuyor. Tog Sen, Kuzey Tayland’da yerli halkın geleneksel ve gizli kalmış bir terapisi&#8230; Kaslardaki ve kemiklerdeki ağrıları hafifleten bu masaj, bağları çözüyor, enerji akışını canlandırıyor.</p>
<p>Tog Sen masajına alternatif olan ve Tayland’da yerel eski okul doktorlarının bilgeliğinden doğan Thai Bitkisel Masajı da geleneksel Tayland bitkilerinin karışımı ve buharda ısıtılan bitkilerin enerjilerinden oluşuyor.</p>
<p>Bitkisel tedavi Tayland’da en az Thai masajı kadar eski ve köklü bir geçmişe sahip&#8230; Genel olarak rendelenmiş özel bitkiler burkulmalarda, incinmiş kas ve tendonlarda, sertleşmiş eklemlerde, ağrılı bölgelerde ve kan akışını harekete geçirmek için kullanıyor. Sıcak bitkisel baskının vücutta ve zihinde rahatlatıcı ve dinçleştirici etkisi bulunuyor. Aynı zamanda ağrıyı yatıştırıyor ve aşırı çalışmış kaslarda enerji seviyesinin artmasına yardımcı oluyor. Hazırlanan bitkisel karışımda demirhindi yaprağı ve zerdeçal kullanılıyor.</p>
<p>Neon tırnaklar göz alıyor</p>
<p>Yeni sezonda, kıyafetlerde değil ama makyajda canlı renklerin hakimiyeti söz konusu&#8230; Özellikle tırnaklarda neon tonlar dikkat çekiyor. Christian Dior ve Karl Lagerfeld de bu sıra dışı renklerin cazibesine kendilerini kaptıran tasarımcılar arasında&#8230; Her ne kadar kış boyunca modellerini koyu tonlara büründürseler de tırnaklarda bu karamsarlıklarını görmek imkansız&#8230; Üstelik kırmızı ve pembe ışıltılarıyla gözlerimizi alan tırnakların boylarını da bu kez uzun bırakıyorlar. </p>
<p>Nasırdan nasıl korunalım</p>
<p>Uzmanlar, ayaktaki nasırların nedenini sıklıkla iyi uymayan ayakkabılar olarak gösteriyor. Ellerdeki nasırlarsa daha çok, tekrarlanan işlerin yarattığı basınç ve sürtünmeden kaynaklanıyor.</p>
<p>Nasırı ayak parmakları arasında, el ve ayak tabanında görülen deri kalınlaşmaları olarak tanımlamak mümkün&#8230; Bazı kişilerde zamanla enfeksiyon, ağrı ve ülserleşme gelişebiliyor. Nasır tedavisinde en önemli adım, öncelikle nedeni ortadan kaldırmak. Eğer neden uygun olmayan ayakkabılarsa, yumuşak deriden uygun bir ayakkabı giyildiğinde nasır birkaç haftada yok olabilir. Eğer problem devam ediyorsa; banyodan sonra nasır yumuşatılır ve üzerindeki kalınlaşmış deri bir havluyla ovalanarak aşama aşama inceltilir.</p>
<p>Bazen banyoda sünger taşı ile de nasır dokusunun kalınlığı azaltılabilir. Nasırın kan dolaşımı veya sinir uçları bulunmuyor. Bu yüzden doğru yöntem ve doğru aletle müdahale edildiğinde acı hissedilmiyor. Ancak, şeker hastalığı veya dolaşım bozukluğu varsa, tedavi için bir doktora başvurmak en doğrusu&#8230; Ayrıca salisilik asit içeren yakı veya kremler de nasır tedavisinde kullanılıyor.</p>
<p>GÜZELLİK SÖZLÜĞÜ</p>
<p>ANTİOKSİDANLAR: Stres, nikotin ya da güneş ışınları dolayısıyla vücudumuzda oluşan serbest radikaller, hücrelere zarar verir. Antioksidanlar, cildin yaşlanmasına neden olan bu molekülleri tıpkı bir koruma kalkalı gibi yakalar. En bilinen antioksidanlar arasında havuç ve domateste bulunan betakaroten, turunçgillerde ve çilekte bulunan C vitamini ve bitkisel yağlarda bulunan E vitamini yer alır. <br />Nilüfer PAZVANTOĞLU
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6305207934376062677-8146168411508978373?l=azkilo.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/cilt-kuruluguna-pratik-oneriler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Karma Diyetler</title>
		<link>http://www.diyett.com/karma-diyetler.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/karma-diyetler.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 11:01:41 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/karma-diyetler.html</guid>
		<description><![CDATA[Hepsini bir kenara koyun, bu listelerden oluşturduğumuz karma diyeti uygulayın.
Karma diyetlerHepsini bir kenara koyun, bu listelerden oluşturduğumuz karma diyeti uygulayın.
Bu hafta dünyada kabul görmüş diyetlerin olumlu taraflarını alıp yeni bir &#8216;karma diyet&#8217; hazırladım. Öncelikle bu beslenme biçimlerini de tanıyalım. Onların en iyi yönlerini öğrendikten sonra bu yepyeni diyeti uygulamaya başlayabilirsiniz&#8230; Karar sizin!
Akdeniz diyeti
ABD, Finlandiya, İtalya, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hepsini bir kenara koyun, bu listelerden oluşturduğumuz karma diyeti uygulayın.</p>
<p>Karma diyetler<br />Hepsini bir kenara koyun, bu listelerden oluşturduğumuz karma diyeti uygulayın.</p>
<p>Bu hafta dünyada kabul görmüş diyetlerin olumlu taraflarını alıp yeni bir &#8216;karma diyet&#8217; hazırladım. Öncelikle bu beslenme biçimlerini de tanıyalım. Onların en iyi yönlerini öğrendikten sonra bu yepyeni diyeti uygulamaya başlayabilirsiniz&#8230; Karar sizin!</p>
<p>Akdeniz diyeti</p>
<p>ABD, Finlandiya, İtalya, Hollanda, Japonya, Yugoslavya ve Yunanistan&#8217;ı içine alan ve &#8220;Yedi Ülke Çalışması&#8221; diye bilinen araştırmada, diyetleri zeytinyağı açısından zengin olan Akdeniz ülkeleri insanlarının kan kolesterolü düzeylerinin ve kalp hastalıklarından ölüm risklerinin Kuzey Avrupa halklarından çok daha düşük olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca, tipik Akdeniz diyetinin daha çok diyet lifi içerdiği, her öğünde ekmek ya da pilav, makarna gibi tahıllı gıdaların yendiği, sarımsağın da yaygın olarak tüketildiği vurgulanmıştır. İtalya&#8217;nın Napoli kentinde yaşayan kişilerle İngiltere&#8217;nin Bristol kentinde yaşayanların sağlık durumlarının karşılaştırıldığı bir araştırmada da Napoli halkının daha çok taze domates ve zeytinyağı tükettiği belirlenmiştir. Napolililerin kanlarındaki karoten ve E vitamini düzeyleri yüksek, buna karşılık kalp hastalığı riskini artırıcı özelliği bulunan &#8220;kötü kolesterol&#8221; (LDL) düzeyi düşük bulunmuştur. Bu araştırmalar, Akdeniz diyeti bileşenlerinin, özellikle de zeytinyağının sağlık üzerindeki olumlu etkilerini kanıtlamaktadır. Zeytinyağında bulunan birçok maddenin vücuttaki hücrelerin oksijenden zarar görmesini engelleyici (antioksidan) özelliği vardır.</p>
<p>Zeytinyağı mucizesi</p>
<p>Günlük diyetlerindeki katı yağ miktarını azaltıp daha çok zeytinyağı tüketmeye başlayan kişilerin kanlarında kalp hastalığından koruyucu iyi kolesterol (HDL) düzeyi artmakta, kalp hastalığı riskini artıran kötü kolesterol (LDL) düzeyi ise düşmektedir. Son yıllarda kötü kolesterolden daha da zararlı bir maddenin oksitlenmiş LDL (kötü kolesterol) olduğu ortaya çıkmıştır. Zeytinyağındaki tekli doymamış yağ asidi olan oleik asit oksitlenmeye karşı dayanıklıdır. Ayrıca, zeytinde bulunan Oropein adlı maddenin de LDL&#8217; yi oksitlenmekten koruduğu bulunmuştur. Geleneksel Türk mutfağı yemeklerinden etli ve zeytinyağlı sarmalarda kullandığımız üzüm yaprağı da çok iyi bir karoten kaynağıdır. Zeytinyağlı yaprak sarmasının besin değerini incelediğimiz bir araştırmada Akdeniz diyetinin iyi bir örneğini oluşturan bu yemeğimizin hem zeytinyağı, hem de yaprak ve pirinç içermesi açısından sağlığa olan yararını bir kez daha vurgulamış olduk.</p>
<p>Çin diyeti</p>
<p>Çin&#8217;in 65 farklı bölgesinde yaşayan 6 bin 500 kişi üzerinde yapılan araştırmanın sonuçlarına göre, Çinliler Kuzey Amerikalılar&#8217;dan yüzde 20 daha fazla kalori aldıkları halde onlardan yüzde 20 daha zayıflar&#8230; Çin&#8217;deki kalp hastalığı oranı da Amerika&#8217;dakinin onda biri. Çin&#8217;de kanser görülme oranı da düşük. Yalnızca mide, yutak ve karaciğer kanserleri biraz daha sık görülmekte. Çinliler&#8217;in Batılılara göre daha sağlıklı olmalarının nedeni, daha az yağ ve hayvansal protein almaları, buna karşılık daha çok tahıl, sebze ve soya içeren bir beslenme düzenini takip etmeleridir. 60 yıl önce Çinliler&#8217;in kalorilerinin yüzde 85&#8242;i tahıllardan, yalnızca yüzde 2&#8217;si hayvansal gıdalardan gelmekteydi. Günümüzde de modern Çin köylülerinin büyük bir çoğunluğu vejetaryendir. Temel gıdalarını hala pirinç, soya, diğer kuru baklagiller ve sebze oluşturmaktadır. Çin gıdaları Amerikan gıdalarından 7 kat daha fazla diyet lifi içermektedir.</p>
<p>Eskimo diyeti</p>
<p>Balık yeme ile sağlık arasındaki ilişkinin ilk verileri Grönland Eskimolarının diyetleri incelenerek elde edilmiştir. Eskimolar günde ortalama 100 gram balık yiyor. Günlük kalorilerinin yüzde 40-45 gibi büyük bir bölümünü yağdan almalarına karşın kalp hastalıklarından ölüm oranı çok düşüktür. Bilimadamları bunu balıkta bol bulunan ve kalbi koruyan Omega 3 adlı yağ asitlerine bağlamışlardır. Araştırmacılar, günde 100 gr. balık yemenin şehir hayatı için &#8216;zor&#8217; olduğunu göz önünde bulundurarak şunu önermektedirler: Haftada 1-2 balık yiyin, kalbinizi koruyun.</p>
<p>Fransız diyeti</p>
<p>Fransız Mutfağı denince akla bol tereyağı, krema, peynir, yumurta ve çikolata içeren gıdalar gelmektedir. Bu gıdaların kalp hastalıklarıyla ilişkili olduğu düşünülmesine karşın, Fransa, kalp hastalıklarının dünyada Japonya&#8217;dan sonra en düşük olduğu ülkedir ve hastalık oldukça ileri yaşlarda ortaya çıkmaktadır. Ayrıca Fransızlar Amerikalılar&#8217;dan daha çok kalori aldıkları halde şişmanlık önemli bir sağlık sorunu değildir. &#8220;Fransız çelişkisi&#8221; adı verilen bu çelişki Fransız diyetinin hangi özelliğinden kaynaklanmaktadır? Dünya Sağlık Örgütü&#8217;nün verilerine göre Fransızlar Amerikalılar&#8217;dan 2 kat fazla peynir, 4 kat fazla tereyağı tüketmekte ancak tüm yemeklerinde yağ sürülmemiş taze ekmek, tatlı olarak genellikle meyve ve peynir yemekte ve şarap içmektedirler. Yemeklerle içilen bir bardak şarabın kalbe yararı olduğu ortaya çıkarılmıştır. Bol miktarda yenen peynirdeki kalsiyumun da yağla birleşerek yağın emilimini azaltacağı, böylece şişmanlığa yol açmayabileceği belirtilmektedir.</p>
<p>Japon diyeti</p>
<p>Japonlar dünyada en düşük kalp hastalığı oranına ve en yüksek yaşam süresine sahip ulustur. Kanser oranı da diğer ülkelere göre çok düşüktür. Bu hastalıkların gelişmiş Batı ülkelerine oranla daha az görülmesinin nedeni olarak Japonya&#8217;da pirincin temel gıda olması, balık ve soyanın yaygın olarak tüketilmesi ve diyetin çok az yağ içermesi (enerjinin yalnızca yüzde 10&#8242;u yağdan gelmektedir) gösterilmektedir. Beslenme biçiminin sağlıkla ilişkisini ortaya çıkarmada ilk yararlanılan çalışmalar Amerika&#8217;ya göç eden Japonlar üzerindeki araştırmalardır. Göçmen Japonlar kendi ülkelerinde sağlıklıyken ABD&#8217;ye yerleştikten sonra Japonya&#8217;daki diyetlerinden vazgeçip Amerikan diyetine adapte olunca kalp hastalığı ve kanser oranının Amerikalılar&#8217;ın düzeyine ulaştığı görülmüştür. Ayrıca, bu kişilerin çocuklarında ve torunlarında da aynı hastalıklar daha sık ortaya çıkmaktadır.</p>
<p>Meksika diyeti</p>
<p>Meksika&#8217;nın orta bölgelerinde yaşayan insanlar da tıp dünyasının ilgisini çekmiştir. Bu toplumda yüksek tansiyon ve kalp hastalığı sorunu yoktur; üstelik dünyadaki en düşük kanser oranı da bu bölgededir. Çok yüksek fiziksel aktivite vücut hareketi) kapasitesi olan Meksikalılar&#8217;ın kalorilerinin yüzde 75-80&#8242;i karbonhidratlardan, yalnızca yüzde 10&#8242;u yağlardan gelmektedir. Günlük diyetlerinin büyük bir kısmını baklagiller, kabak, mısır ve diğer sebzeler oluşturmakta ve çok az hayvansal gıda tüketmektedirler.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6305207934376062677-6162266837839406846?l=azkilo.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/karma-diyetler.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Göbek Eriten Diyet</title>
		<link>http://www.diyett.com/gobek-eriten-diyet.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/gobek-eriten-diyet.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 08:30:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/gobek-eriten-diyet.html</guid>
		<description><![CDATA[Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek&#8230;) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak göbek eriten diyetle gerçekleştirebilirsiniz.Göbek eriten diyeti uygulamadan önce aşağıdaki bilgileri dikkatli bir biçimde okuyunuz. Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><span style="color:#ff0000;">Eğer belirli bir bölgenizden (basen, göbek&#8230;) zayıflamak istiyor fakat bunu başaramıyorsanız umutsuzluğa düşmeyin. Böyle bir isteği ancak göbek eriten diyetle gerçekleştirebilirsiniz.Göbek eriten diyeti uygulamadan önce aşağıdaki bilgileri dikkatli bir biçimde okuyunuz. </span><br /><span style="color:#ff0000;"></span><br />Sizlere 3 haftada, özellikle göbek-bel bölgesinden incelmeyi de sağlayacak özel bir program vereceğiz. Ancak öncelikle şu noktayı vurgulayayım: Sadece diyetle bölgesel zayıflama tam olmaz. Beraberinde özel egzersiz ve bazı özel bitkisel mönüler gerekir. Bu programı 3 hafta uygulayın, 21&#8242;inci günün sonunda müthiş incelmeyi hayretle göreceksiniz.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Mekik hareketi</span></div>
<p><span style="color:#ff0000;"></span><br /><span style="color:#ff0000;">Dizlerimiz bitişik ve ayaklarımız birbirine paralel şekilde tabanları yeri gösterirken iki elimizi enseye koyup hızlı hızlı, sık sık ve kesik kesik hareketlerle karnımız acıyana kadar sabah ve akşam ellişer kez bu hareketi yapıyoruz. Bu hareket özellikle karın bölgesindeki kasları kuvvetlendirir, yağ dokusunu harekete geçirir ve yağların yanmasına yardımcı olur. </span><br /><span style="color:#ff0000;"></span>
<div align="center">Sopalı hareket</div>
<p> Bu harekette de bir sopayı ense kökümüze alıp iki elimizi geçiriyoruz. Ayaklarımızı yere sağlam basıp süratli bir şekilde sağa ve sola doğru daha çok kalçadan yukarısını hızlı bir şekilde döndürerek birkaç dakikada bu hareketleri yapıyoruz. Bu haraket karnın yan tarafındaki kasların şekillenmesi ve göbeğin erimesini sağlar.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Bel kasları için mekik </span></div>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;"></span> </div>
<p><span style="color:#ff0000;">Bir taraftaki kolumuzu, bükülmüş olan diğer taraftaki dizimize doğru hafifçe, sık sık ve seri hareketlerle yakınlaştırmaya çalışıyoruz. Bu hareketi de birkaç dakika dayanabildiğimiz kadar yapmaya gayret ediyoruz. Daha sonra diğer taraftaki ayağımızı ve kolumuzu değiştiriyoruz. Bu hareket karnın yan tarafına doğru olan kasları çalıştırmak için yararlıdır</span><br /><span style="color:#ff0000;"></span><br /><span style="color:#000000;">Haftanın tek günleri bunları yiyin</span></p>
<p><span style="color:#ff0000;">Kahvaltı:</span> 1 adet kabuklu yeşil elma, 1 adet sert şeftali<br /><span style="color:#ff0000;">Ara: 2</span> parmak taze dil peyniri yiyebilirsiniz.<br /><span style="color:#ff0000;">Öğle: 1</span> porsiyon ızgara tavuk (derisiz), bol rokalı yeşil salata (taze soğanlı).<br /><span style="color:#ff0000;">Ara(saat 15.00):</span> 3-4 yulaflı bisküvi.<br /><span style="color:#ff0000;">Ara(saat 17.30):</span> 1 adet yeşil elma.<br /><span style="color:#ff0000;">Akşam:</span> 4-5 kaşık zeytinyağlı fasulye (az yağlı), 1 dilim tam ekmek, mevsim salatası.<br /><span style="color:#ff0000;">Gece:</span> 1 bardak şekersiz tarçınlı ılık light süt. 3-4 fincan rezene çayı, yeşil çay, mısır püskülü, kiraz, avakado yaprağı karışım çayı içilecek.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6305207934376062677-5301036572010331668?l=azkilo.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/gobek-eriten-diyet.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İnsülin Şişmanlatır mı?</title>
		<link>http://www.diyett.com/insulin-sismanlatir-mi.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/insulin-sismanlatir-mi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Mar 2010 06:45:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[insülin direnci]]></category>
		<category><![CDATA[kaanla zayiflama]]></category>
		<category><![CDATA[kas yapma]]></category>
		<category><![CDATA[kilo verme]]></category>
		<category><![CDATA[sporcu beslenmesi]]></category>
		<category><![CDATA[zayıflama egzersizleri]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/insulin-sismanlatir-mi.html</guid>
		<description><![CDATA[
İnsülin potansiyel bir anabolik (kas yapan) hormon olduğu halde aynı zamanda insan vücudunda yağlanmayı seven ana hormondur. Vücudun insülin salgılaması, depolanmış olan yağların enerji olarak yakılması işlemini durdurur. İnsülin tek başına kişinin yağlanmasına katkıda bulunmaz, fakat şekerli gıdalar ile iş birliğine girdiğinde yağlanmayı destekleyen bir karaktere bürünür. 





DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!





.

]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://4.bp.blogspot.com/_-aCZzcUGQ1k/SqtJk877-KI/AAAAAAAAAIc/nk-7zb2I8Xs/s1600-h/691.jpg"><img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 120px; FLOAT: right; HEIGHT: 200px; CURSOR: hand" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5380475079005829282" border="0" alt="" src="http://4.bp.blogspot.com/_-aCZzcUGQ1k/SqtJk877-KI/AAAAAAAAAIc/nk-7zb2I8Xs/s200/691.jpg" /></a>
<div>İnsülin potansiyel bir anabolik (kas yapan) hormon olduğu halde aynı zamanda insan vücudunda <a href="http://farm4.static.flickr.com/3163/3877684816_cc6b05f88b_o.jpg" target="_blank"></a>yağlanmayı seven ana hormondur. Vücudun insülin salgılaması, depolanmış olan yağların enerji olarak yakılması işlemini durdurur. İnsülin tek başına kişinin yağlanmasına katkıda bulunmaz, fakat şekerli gıdalar ile iş birliğine girdiğinde yağlanmayı destekleyen bir karaktere bürünür. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><a href="http://kaanlazayiflama.blogcu.com/sut-urunleri-sismanlatir-mi_50351791.html">DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!</a></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>.</div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525629529003444490-3128862832098136558?l=zayiflama-hareketleri.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/insulin-sismanlatir-mi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>10 klasik diyet hatası</title>
		<link>http://www.diyett.com/10-klasik-diyet-hatasi.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/10-klasik-diyet-hatasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 17:44:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/10-klasik-diyet-hatasi.html</guid>
		<description><![CDATA[Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. En sık yapılan hata ise düşük kalorili gıdaların sağlıklı olduğunun düşünülmesi.
Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyve yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız bunun sonucunda o kadar demoralize [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. En sık yapılan hata ise düşük kalorili gıdaların sağlıklı olduğunun düşünülmesi.</p>
<p>Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata ve meyve yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız bunun sonucunda o kadar demoralize oluyoruz ki, tüm kilo verme planlarımızdan vazgeçmeye karar verebiliyoruz. Aslında bütün bunlar, klasik diyet hatalarını sürdürmekten kaynaklanıyor.</p>
<p>Eğer mesela bin ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir.</p>
<p>Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin veya besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor.</p>
<p>En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Porsiyon ölçmek ise insanı diyetten soğutan bir başka konu. İşte, uzmanlara göre 10 klasik diyet hatası ve bunlardan kaçınma yöntemleri:</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Kısa vadeli düşünmek</span></div>
<p>Kilo vermede başarılı olmanın tek yolu, bunu, hayat tarzınızda yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir. Kısa dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak algılayanların elde edeceği tek şey, kısa zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor gelecektir. Bu sebeple de sağlıklı ve dengeli bir beslenme programı uygulamak en iyisidir. Çoğu diyetisyen, kadınların, günde 1300-1500 kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer mesela 1000 ya da altı kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir. Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı besinden de faydalanabilirsiniz.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Ünlülerin diyetlerini takip etmek</span></div>
<p>Jennifer Aniston gibi görünme fikri çekici gelebilir ama pek çok diyetisyen, bu sene çok moda olan ünlülerin diyetlerini eleştiriyor. Jennifer Aniston ve Geri Halliwell&#8217;in favori diyetleri olan &#8216;Atkins&#8217; şüphesiz işe yarıyor. Ancak bu diyet, alınan karbonhidratı ciddi şekilde kıstığı ve proteini arttırdığı için ideal olmaktan uzak. Çünkü karbonhidratlar, dengeli beslenmenin önemli bir parçası ve bol protein-az karbonhidratlı beslenme, vücudun kalsiyum kaybetmesine sebep oluyor. Ünlülerin yaptığı çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu programın dışında tutmaya yönelik olduğundan, bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor diyetlerdir. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem de protein içeren az yağlı bir diyet tercih edilmelidir.</p>
<div align="center">Kendimizi kandırmak</div>
<p>Diyetinizi harfiyen uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor olabilirsiniz. Mesela çayın yanında yediğiniz o 2 tane bisküviyi, ya da doğum günü partisinde elinize tutuşturulan pastayı, ağzınıza attığınız bir avuç fıstığı, ya da yediğiniz grissinileri saymayı unutuyorsunuzdur belki, ya da kendinizden bile saklıyorsunuzdur. Ama bunlar biriktikçe, kilo verememenizin sebebi olup çıkıverirler. Eğer kilo verememekten şikayet ediyorsanız, bir beslenme günlüğü tutun ve yiyip içtiğiniz her şeyi yazın. Haftanın sonunda, eğer dürüstçe her yiyip içtiğinizi yazdıysanız, niye kilo veremediğinizi göreceksiniz.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Egzersizi atlamak</span></div>
<p>Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu programa dahil etmeyi düşünmüyor. Tabii ki egzersiz olmadan kilo verebilirsiniz. Ama egzersiz metabolizmanızı hızlandıracağından, sadece diyetle vereceğinizden fazla kaloriyi yakabilirsiniz. Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu, günde 20-30 dakikayı egzersize ayırmak. Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından erken inmek ve eve, işe yürümek, bisiklete binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile haftada fazladan 200 kalori demektir.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Bazı besinleri liste dışı tutmak</span></div>
<p>Çoğumuzun kafasında diyet, çok sevdiğimiz çikolata, kızartma vb gibi bazı besinleri kesinlikle yememekle eş değer. Ancak eğer uzun vadeli bir diyet yapmak istiyorsanız, sevdiğiniz besinleri hiç yemeden o diyete devam edebilmeniz mümkün değil. Aslında işin hilesi şu: Sevdiğiniz besinlerden ufak bir porsiyonu arada bir yemek. Eğer diyetinize sadıksanız ve kilo veriyorsanız, haftada bir kendinize sevdiğiniz bir besinden bir porsiyon yeme hakkı tanıyın.</p>
<p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Öğün atlamak</span></div>
<p>Diyettesiniz. Diyelim ki bugün o kadar meşguldünüz ki, kahvaltı ya da öğle yemeğini yiyecek vaktiniz bile olmadı. Belki o öğünü yememiş olmanın, kilo verme çabalarınıza katkıda bulunacağını düşünebilirsiniz. Bu durumda sadece kendinizi aldattığınızı belirtmemize izin verin. Öğün atladığımızda, kan şekeri seviyesi düşer. Bu da, tatlı besinlere olan ihtiyacı arttırır. Bunun anlamı da, günün ileriki saatlerinde canınızın tatlı çekmesi demektir. Eğer kaçırdığınız öğünü yeseydiniz, yiyeceğiniz tatlıdan çok daha az bir kalori alacaktınız. Araştırmalar, kahvaltı etmeyenlerin, günün ileriki saatlerinde daha çok kalori aldıklarını ispatlıyor.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Düşük kalorili besinler sağlıklı değildir</span></div>
<p>En sık yapılan hatalardan biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı besin aslında oldukça kalorilidir. Mesela zeytinyağı, fındık gibi yemişler, ya da peynir, içerdiği yüksek miktardaki kaloriye oranla sağlıklı besinlerdir. Burada önemli olan, bunları sınırlı miktarda tüketebilmeyi öğrenmektir. Mesela sadece tek bir çorba kaşığı zeytinyağında 100 kalori vardır veya bir avuç fıstıkta 150 kalori vardır ve bunun 13 gramı yağdır. Diğer bir sıkça yapılan hata da, tavuğu derisiyle yemektir. Sevilen bir diyet yemeği olarak ün yapan tavuğun tüm yağı derisindedir ve tavuğu bu deriyle yemek demek 3 katı fazla kalori almak demektir. Salata sosları ve mayonezli sandviçler de diğer riskli besinlerdendir.
<div align="center"> </div>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Büyük porsiyonlar</span></div>
<p>Porsiyon ölçmek, insanı diyetten soğutan bir başka konu. Buradaki problem şu: Diyet birkaç hafta sıkı sıkıya uygulandıktan sonra, diyeti yapan kişi porsiyonların miktarını artık bildiğinden emin olarak, buna eskisi kadar özen göstermemeye başlıyor. Tabii bu arada, porsiyon miktarı farkına varılmadan giderek artıyor. Bunun önüne geçmek için, markette alışverişinizi yaparken, ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasını satın almayın. Eğer ekmeği kalın dilimlemek gibi bir eğiliminiz varsa, o zaman da tost ekmeği alın.</p>
<p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">İçeceklerin de kalori içerdiğini unutmak</span></div>
<p>Sağlıklı şekilde beslenip, abur cubura itibar etmiyor olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve meyve sularından tüketip, kremalı kahve içip, kahve ve çaya şeker koyuyorsanız, kilo vermede gene problem yaşayacaksınız demektir. Mesela şöyle bol çikolatalı nefis bir cappucino&#8217;nun size getirisi 120 kalori ve 8 gram yağ. Ancak çikolatalı yerine tarçınlı içmeniz, yağ oranını hemen hemen sıfıra indirirken, kaloriyi de 60&#8242;a düşürüyor.</p>
<div align="center"><span style="color:#ff0000;">Çok sık tartılmak</span></div>
<p>Diyetin en zevkli kısmı, tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını görmektir. Ancak bunu abartarak sık tartılmak kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu, vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar. Bu sebeple, zaman zaman kilo almadıkları halde, almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi zorlaştırır. Başarılı bir diyette kilo kaybı yavaş ve daha kalıcıdır. Ayrıca kas kütlenizin artması da yanıltıcı olabilir. Çünkü kas, yağdan ağırdır. Bu sebeple, haftada bir kez günün aynı saatlerinde tartılmak faydalı olacaktır.
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6305207934376062677-3441021644034941557?l=azkilo.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/10-klasik-diyet-hatasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kortizolün fazlası kilo aldırır</title>
		<link>http://www.diyett.com/kortizolun-fazlasi-kilo-aldirir.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/kortizolun-fazlasi-kilo-aldirir.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 15:24:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/kortizolun-fazlasi-kilo-aldirir.html</guid>
		<description><![CDATA[Kilo problemi yaşayanların bazılarında, sorun böbrek üstü bezlerinin aşırı miktarda &#8220;kortizol&#8221; üretmesinden kaynaklanır. 
&#8220;Cushing sendromu&#8221; diye bilinen bu durumda böbreklerin hemen üzerinde yer alan adrenal bezler ihtiyaçtan fazla miktarda hormon üretir. Aşırı kortizol üretimi kilo almaya, ayrıca yüzde yuvarlaklaşma, iki omuz arasında boynun hemen arkasında yağ birikimine, ciltte mor, pembe çatlaklara, tüylenme, kemik kitlesi kaybı, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kilo problemi yaşayanların bazılarında, sorun böbrek üstü bezlerinin aşırı miktarda &#8220;kortizol&#8221; üretmesinden kaynaklanır. </p>
<p>&#8220;Cushing sendromu&#8221; diye bilinen bu durumda böbreklerin hemen üzerinde yer alan adrenal bezler ihtiyaçtan fazla miktarda hormon üretir. Aşırı kortizol üretimi kilo almaya, ayrıca yüzde yuvarlaklaşma, iki omuz arasında boynun hemen arkasında yağ birikimine, ciltte mor, pembe çatlaklara, tüylenme, kemik kitlesi kaybı, kan basıncı yükselmesi hatta mide ülseri gibi problemlere yol açabilmektedir. Bu sendromun kan şekerinde yükselmeye ve şeker hastalığına sebep olabileceği de biliniyor.</p>
<p>NEDEN SIK GÖRÜLÜYOR</p>
<p>Benzer bir durum herhangi bir nedenle kortizol türevi ilaçların yani &#8220;kortizon&#8221; hormonu veya kortikosteroidlerin kullanımını takiben de ortaya çıkabilir. Kortizon içeren ilaçlara bağlı Cushing sendromu böbrek üstü bezlerinin doğal kortizolü fazla üretmesi sonucu gelişenden daha sık görülür. Bunun nedeni kortizonun çok sayıda hastalığın tedavisinde kullanılmasıdır. Romatizmal hastalıklardan bağışıklık bozukluklarına, alerjik hastalıklardan cilt problemlerine kadar farklı alanlarda kortizon kullanılabilmektedir. Kortizon kullanımının gereğinden fazla uzatılması, her zaman el altında olan bir ilk seçenek gibi muamele görmesi, tedavinin gereğinden çok uzatılması ya da yüksek dozda alınması riski yükseltir.</p>
<p>MUTLAKA DOKTOR TAKİBİ GEREKİYOR</p>
<p>Kortizon türevi ilaçların gereksiz veya yanlış kullanımları ile ortaya çıkan kilo fazlalığı, tansiyon, şeker yükselmesi ve diğer problemler artık çok iyi tanınır hale geldiğinden hekimler de hastalar da bu konuda eskisinden daha dikkatli ve hassastır. Özellikle hastalar gerek tablet veya enjeksiyonla gerekse solunum veya cilt yoluyla önerilen kortizon uygulamaları konusunda eskisinden çok daha dikkatli davranmaktadır. Bütün gayretlerinize rağmen bir türlü başaramadığınız kilo kaybı problemlerinizin arkasında gözden kaçmış bir Cushing sendromunun olabileceği aklınızda olsun. Eğer vücudunuz şu veya bu şekilde fazla miktarda kortizol üretiyorsa veya sentetik steroidlerden herhangi birini kullanıyorsanız kilo probleminizi kolay kolay çözemeyeceğinizi hatırlatalım.</p>
<p>Özellikle gittikçe ilerleyen kilo kazanımlarında, diyet ve egzersize direnen kilo problemlerinde, fazla kilolara ciltte mor-pembe çatlakların, tüylenme, hipertansiyon, kan şekeri artışı gibi sorunların eşlik ettiği hallerde Cushing Sendromu aklınızda olsun.</p>
<p>Kan şekeri ve ruh hali arasında bağlantı var mıdır</p>
<p>Şeker hastası olan insanlar sinirli mi olur? Fazla mı alıngandırlar? Evet! Kan şekeri dalgalanmaları huy değişikliklerine yol açabilir. Ancak, nedeni belli olmayan bu durum, çok düşük ya da çok yüksek kan şekeri düzeyleri ile yaşanır. </p>
<p>Huy değişiklikleri, kan şekeri düzeyi farklılaşmaları ile koşut gidiyorsa önemlidir. İlaç kullanılmıyorsa, gereken ileri tetkikleri planlamak, ilaç kullanılıyorsa dozları yeniden ayarlamak ya da değişiklik yapmak söz konusu olabilir. Şeker hastalarında mizaç değişikliklerinin pek çok nedeni olabilir. Yalnızca kan şekeri düzeyi dalgalanmaları değil, birçok nedenden diyabetiklerin desteğe gereksinimi olabilir. Bu durumda doktorunuz sizi ruh sağlığı uzmanlarına yönlendirecektir.</p>
<p>Ömrü uzatan maddeler hangi besinlerde var</p>
<p>Yaşlanma sürecini yavaşlatan özellikle mitokondiral DNA’nın yaşlanma hızını düşüren 5 doğal maddeyi anlatan yazı yoğun ilgi gördü. Okurlarımız bu doğal maddelerin bulunduğu yiyecek ve içecekleri de öğrenmek istiyorlar. İşte iyi yaşlanmanıza destek olacak o doğal maddelerin bulunduğu yiyecek ve içecekler:</p>
<p>Koenzim Q-10: Ceviz, badem, keten tohumu gibi yağlı tohumlar. Balık, tavuk ve kırmızı et. </p>
<p>Alfa Lipoik Asit: Böbrek, karaciğer, kalp gibi iç organlar -sakatat grubu-, hayvansal etler, ıspanak, brokoli, domates gibi bitkisel besinlerde bulunur. </p>
<p>Folik Asit: Kuru baklagil grubu besinler, yağlı tohumlardan ceviz, fındık, badem, hayvansal besinlerden karaciğer ve diğer iç organ etleri ile koyu yeşil yapraklı sebzeler bol miktarda bulunduğu yiyeceklerdir. </p>
<p>Rezveratrol: Üzüm, üzüm suyu, pekmez ve şarap rezveratolün en iyi kaynaklarıdır.</p>
<p>Asetil L- Carnitin: En iyi kaynağı kırmızı ettir. </p>
<p>Cilt dostu bir beslenme planı</p>
<p>Sağlıklı ve güzel bir cilt için yapılabilecek kolay bir beslenme planı arıyorsanız aşağıdaki öneriler işinize yarayabilir.</p>
<p>n Hergün bol miktarda sebze, meyve, tam taneli tahıllar, pişmiş kuru fasulye ve bezelye tüketin. Yaklaşık 2-3 porsiyon yağsız süt ve orta düzeyde yaklaşık 90-100 gr balık veya et tüketin.</p>
<p>n Hergün C vitamini için turunçgillerden, beta karotein için koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kayısı, E vitamini için ise buğday tohumu yiyerek antioksidan içeriği yüksek yiyeceklerden tüketin.</p>
<p>n Günlük diyetinizde mutlaka linoleik asit kaynağı olarak zeytinyağı, ayçiçeği yağı, yağlı tohumlar, avokado ve çekirdek yiyin.</p>
<p>n Sürekli kilo alma ve verme nöbetlerine engel olun. Kilo döngüsü, vakitsiz cilt gerginliklerine, kırışıklıklarına ve sarkmalara neden olur.</p>
<p>HCG hormonu zayıflatır mı</p>
<p>Aldığınız kalorileri yakmanızı sağlayacak bir hap henüz yok. Herhangi bir kasınızı oynatmadan kalori kaybını sağlayacak bir alet de henüz keşfedilmedi. Kilo vermek istiyorsanız o eski yöntemlere başvurmaktan başka bir çare görülmüyor. Yani, daha az yemek ve daha fazla egzersiz yapmak gerekiyor. Ne hamile kadınların idrarından elde edilen HCG iğnelerinden, ne yağ yaktırdığı iddia edilen içeriği kuşkulu tabletlerden, ne de pasif jimnastikten fayda bekleyin. </p>
<p>Doğruluğu kanıtlanmamış, kerametleri kendinden menkul, bilimsellikten uzak yöntemlerden sonuç beklemeyin. En azından bir başka sihirli yöntem bulununcaya kadar &#8220;yediklerinizin yarısı, yaptıklarınızın iki katı&#8221; formülünden istifade etmeye devam edin. </p>
<p>Besinlerdeki yağlar önemlidir</p>
<p>Besinlerle belirli bir miktar yağ yemeniz zorunludur. Çünkü yağlı besinler yağda eriyen birçok önemli vitamini de (A,D,E,K) içerir. Bu vitaminler kazanmak için yağ yemeniz şarttır. Ayrıca elzem yağ asitleri (Omega-3 ve Omega-6), karetonoidlerin kazanımı için de yağ yemek gerekiyor. Vücudumuzun düzenli bir şekilde çalışması için besinlerdeki yağa mutlaka ihtiyaç var. Günlük kalorinin yüzde 20-30’unun yağdan gelmesi önerilmektedir. Bunun yanında iki elzem yağ asidi de önerilmiştir. Bitkisel yağlarda bulanan Omega-6 yağ asidi olan Linoleik Asit ve yağlı balıkta bulunan Omega-3 yağ asitleri ve bitkisel yağlardaki Omega-3 yağları olan Linolenik Asit. Bu yağların elzem olduğu düşünülmektedir çünkü vücudun kendisi bunları üretememektedir. Kısacası yağın azı da, çoğu da zararlı!</p>
<p>DİYET GÜNLÜĞÜ</p>
<p>Sorularınız için: Tel: (0212) 236 73 00</p>
<p>Zayıflamak istiyorum, ancak yaptığım hatalı bir uygulama sonucu enerjimin azalmasından korkuyorum. En azından çikolata, ekmek, asitli şekerli içecekler, kuruyemiş ve benzeri (zaafım olan) yiyecekleri azalttım. Çalışma tempom yüksek. Bu yüzden enerji veren bir diyet programı olabilir mi? </p>
<p>Doktor tavsiyesiyle multivitamin </p>
<p>Kilo verme süreci çok kolay bir iş değildir. Amacınızın sadece kilo vermek olduğu girişimler geri dönüşlüdür. Ve bu süreci sadece diyet yaparak geçirmekten ziyade diyetisyenlerden beslenme konusunda özellikle kendi beslenmeniz konusunda eğitim alabilmeyi hedeflemelisiniz. Kendinize özel bir beslenme planından yola çıkarak uygulayacağınız diyeti sık sık sorgulamalı ve her geçen gün daha uygulanabilir, &#8220;size özel&#8221; hale gelmesini sağlamalısınız. Tüketimini sınırladığınız yiyeceklerin içinde ekmek &#8220;hatalı bir vazgeçiş&#8221; ile beslenme yanlışına neden olmaktadır. </p>
<p>Ekmek ve tahıl grubu yiyecekler günlük karbonhidrat ve B1 vitamini alımını destekleyen en temel besin grubudur. İşte bu noktada bildiğiniz hatta uygulamaya koyduğunuz yanlışın düzeltilmesi &#8220;diyet yaparken halsiz, yorgun düşme&#8221; endişesini ortadan kaldıracak en önemli değişimdir. Kalori kısıtlaması kilo verme sürecinin temelidir. Ancak kısıtlamaların temel enerji kaynaklarınızdan yapılması diyetin enerjinizi sömürmesine neden olacaktır. Yeterlilik, çeşitlilik ve denge uygulayacağınız diyetin sloganı olsun. Yapılan kalori kısıtlaması yoğun iş temponuzu etkileyebilecek durumda ise doktor tavsiyesi ile bir multivitamin kullanabilirsiniz. </p>
<p>Şu anda 1500 kalorilik diyet yapıyorum ve 2 haftada 2 kg verdim. Acaba kaloriyi düşürsem daha hızlı mı zayıflarım?</p>
<p>Az kalori, çok kaçamak demek</p>
<p>Sizin yaşınıza, boyunuza, kilonuza ve yaşam şeklinize göre hazırlanmış bir diyet uyguluyor iseniz ve bununla 2 haftada 2 kg verdiyseniz bence kesinlikle kaloriyle oynamadan devam edin. Kalori yerine diyetin içeriğiyle oynayın. Öğle yemeğinde ekmek yerine bir gün bulgur, bir gün çok yağlı olmayan bir dolma, bir gün az yağla yapılmış otlu bir börek, bazen de güzel bir çorba içebilmeyi düşünün. Nasıl olsa bu kaloriyle zayıflıyorum der ve kalori kısıtlamaya başlarsanız, bir süre sonra kilo kaybı beklentinizin tam tersine yavaşlayabilir veya durabilir. Çünkü düşük bir kalori ile yaşamak daha zordur. </p>
<p>Vücudunuz da buna karşı daha kolay adapte olur ve kendini koruma altına alabilir. Uzmanlar şunu da çok iyi biliyorlar ki, düşük kalorili diyetlerde kaçamak yapma riski daha yüksektir. Bu kaçamaklar alışkanlık haline gelebilir ve biz &#8220;yaşam tarzı&#8221; diye yenilenirken siz hálá eski diyet koleksiyonlarıyla uğraşıyor olabilirsiniz. Diyetinize devam edin. Eğer kilo kaybında bir yavaşlama olursa (haftada 500 gr altına düşerse) durumunuzu değerlendirmek için diyetisyeninizden randevu alın. </p>
<p>Prof. Dr. Osman MÜFTÜOĞLU
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6305207934376062677-474243062403785334?l=azkilo.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/kortizolun-fazlasi-kilo-aldirir.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title></title>
		<link>http://www.diyett.com/641.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/641.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 13:51:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/641.html</guid>
		<description><![CDATA[


Çiğ gıda diyeti



• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor. 



• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.

Makrobiyotik diyet 



• Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.



• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.

Makrobiyotik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://www.mydearbody.com/images/tr/1600-kalorilik-diyet.jpg"><img style="DISPLAY: block; MARGIN: 0px auto 10px; WIDTH: 320px; CURSOR: hand; TEXT-ALIGN: center" alt="" src="http://www.mydearbody.com/images/tr/1600-kalorilik-diyet.jpg" border="0" /></a>
<div><strong></strong></div>
<p>
<div><strong>Çiğ gıda diyeti</strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Pişen yemeklerin besin değerinin öldüğünü savunarak gıdaların çiğ tüketilmesi prensibine dayanıyor. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Suşi (Japon usulü çiğ balık), tütsülenmiş et, çiğ sebze ve meyve.</div>
<p>
<div><strong>Makrobiyotik diyet </strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Yüksek lif oranına ve düşük yağ miktarına sahip yemeklerle beslenmeyi öngörüyor. Vejetaryenler tarafından uygulanıyor.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Sayo eti, fasulye, fındık, kepekli pirinç, sebze ve meyve.</div>
<p>
<div>Makrobiyotik ‘te 4 altın kural;</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>1. Sadece karnınız açken yiyin ve bir lokmayı en az 50 kez çiğneyerek yutun.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>2. Günlük aldığınız gıdaların yüzde 10′u çorba, yüzde 30′u sebze, yüzde 10′u fasulye ve yüzde 50’si tahıl olmalıdır. Tüm bunların yanında meyve ve bir avuç fındık yemeniz gerekiyor. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>3. Bol bol yeşil çay için. Bu sindirim sistemini hızlandırır.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>4. Diyetinizi yoga ile destekleyin.. Böylece en iyi sonuçları alacaksınız..</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><strong>Organik diyet </strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Tatlandırıcı, katkı maddesi, hormon ve tarım ilaçları olmadan üretilen sağlıklı tarım ürünleri ile beslenmeyi hedefliyor.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Hormonsuz süt, köy yumurtası, kepekli tahıllar, tarım ilacı kullanılmadan üretilen sebze ve meyve.</div>
<p>
<div><strong>Glisemik endeks diyeti </strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Karbonhidrat tüketimine dikkat ederek, kan şekerini sabit tutmayı hedefler. Genellikle şeker hastaları tarafından uygulanıyor.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Arpa, çavdar ve kepekli buğday ile düşük karbonhidratlı sebzeler. Karpuz değil elma </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><strong>Düşük Glisemik İndeks Diyeti (DGİD) </strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>Yeni bir yaklaşımın ürünüdür. Bizim önerimiz, günlük kalori kısıtlamasını yaparken, yağlardan gelen kalorileri azaltmak yanında karbonhidratlarda da azaltma sağlamanız ve glisemik indeksi yüksek karbonhidratlardan uzak bir beslenme tarzını özenle sürdürmeniz. Böyle bir diyet ekonomik ve kalıcı bir kilo kontrolü sağlar, mantıklı ve pratiktir. Bu diyette yapacağınız tek şey; toplam kalori kısıtlamasını sürdürüp yağdan gelen kalorileri en aza indirirken ( yüzde 30), beraberinde glisemik indeksi yüksek karbonhidratları çok sınırlı bir şekilde tüketmektir. </div>
<div>• Herhangi bir kalori planlamasını yaparken siz 50 kalorilik bir meyve hakkınızı, elmadan değil de muzdan ya da karpuzdan yana kullanırsanız glisemik indeksi daha yüksek olan muz ve karpuz ile daha fazla ensülin salgılatacağınızı ve yüksek bir ensülin seviyesine sahip olacağınızı bilmelisiniz.</div>
<div> • Kilo kontrolünüzün yüksek ensülin seviyelerinde pek mümkün olmayacağını öğrenirseniz daha başarılı ve kalıcı bir kilo yönetimi sağlarsınız. Bunu yaparken yeterince sıvı almanız, hiçbir zaman öğün atlamamanız, porsiyon büyüklüklerine dikkat etmeniz, akşam 20.00′den sonra yemek yememeniz, geç saatlerde tüketilen besinlerin ensülin düzeyinizi ciddi düzeyde arttırıp yağ depolamanızı tetikleyeceğini hatırlamanız gerekmektedir. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>Sağlıklı beslenme ve kilo vermeye ilgili tüm doğru alışkanlıkları sürdürmeniz diyet yaparken de, sonrasında da zorunludur. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><strong>Sonoma diyeti </strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>•Asya ve Akdeniz mutfağının karışımından oluşuyor. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Yağsız et, peynir, badem, dolmalık biber, zeytin, brokoli, üzüm, zeytinyağı, çilek, domates, tahıl, her türlü deniz ürünü ve kırmızı şarap.</div>
<p>
<div><strong>Nasıl uygulanıyor?</strong> </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>Bu diyet üç aşamadan oluşuyor. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>Birinci aşama: 10 gün sürüyor. Muz gibi tatlıyı hatırlatan meyveler yasak. Günde sadece bir bardak süt içebilirsiniz (yağsız). Nişastalı sebzeler ya da tam tahıllar (Mısır, patates, pirinç, pişmiş havuç, ekmek, kahvaltılık gevrekler) ve alkol ilk hafta yasaklar listesinde. Kadınlar için limit 1200 erkekler için 1400 kalori. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>İkinci aşama: İstediğiniz kiloya gelene kadar devam ediyor. Günde bir bardak şarap içebilirsiniz. Birinci aşamada yasak olan sebze ve meyvelerden günde bir porsiyon yiyebilirsiniz. Kalori limiti kadınlar için 1500, erkekler için 1800. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>Üçüncü aşama: Kilo verdikten sonra da yaşlanmayı geciktirmek için sağlıklı beslenmeye devam etmeniz gerekiyor. Yasaklar: Hayvansal gıdalar, öğünler arası atıştırmalar, meyve suyu, kurutulmuş meyve… Şeker, ekmek, kurabiye, kraker, pirinç, peynir, katı yağ, reçel, dondurma ve hamur işleri de yasak. Sabah kahvaltısında küçük, öğlen ve akşam yemeğinde ise orta boy tabak kullanın. Bu rejimde, diyet ürünler kullanılmıyor.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><strong>Jenny Graig diyeti </strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• İngiltere’de çığır açan beslenme uzmanı Jenny Graig tarafından geliştirildi. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Tavuklu makarna, taze sebze-meyve, her türlü sebze çorbası.</div>
<p>
<div><strong>Nutri sistem diyeti</strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Düşük karbonhidratlı, yüksek protein ve lifli gıdalardan oluşan bir diyet programı.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Tarçınlı yulaf yemeği, kremalı brokoli çorbası, ızgara biftek.</div>
<p>
<div><strong>South beach diyeti</strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Amacı kişiye gıdaların beslenme değerlerini ve uygun porsiyonları öğretmek. Bu yüzden diyet programı, ilk önce düşük karbondidrat ve bol sebze ile başlıyor. İki hafta sonra çikolata ve makarna gibi bol karbonhidratlı gıdalara geçiliyor.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: 1′inci aşama: Sebze, yumurta, peynir, fındık, balık. 2′nci aşama: Mısır gevreği, patates ve ev yapımı ekmek. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><strong>Bölgesel diyet</strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Amacı hormon dengesini sağlayarak, vücudun insülün dengesini korumak. Bunun için yüzde 40 karbonhidrat, yüzde 30 yağ, yüzde 30 protein tüketilmesini öngörüyor.</div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Örnek gıdalar: Herhangi bir sınırlama bulunmuyor. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><strong>Tartı diyeti</strong></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>• Amaç zayıflamak isteyen kişinin kilosunu belirli bir düzeyde tutmak. Kilo vermek isteyenler için iki farklı seçenek bulunuyor. Birinci seçenekte sadece besleyici değeri olan gıdalar tüketiliyor. İkincisinde ise tüm gıdaları küçük porsiyonlar halinde tüketilmesi öneriliyor.</div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/3048346143027165831-4154196905872100921?l=saglikli-bir-hayat.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/641.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Besin Ayıklayarak Kilo Verme Diyeti</title>
		<link>http://www.diyett.com/besin-ayiklayarak-kilo-verme-diyeti.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/besin-ayiklayarak-kilo-verme-diyeti.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:15:10 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/besin-ayiklayarak-kilo-verme-diyeti.html</guid>
		<description><![CDATA[Besin maddelerini &#8216;ayrıştırarak&#8217; diyet uygulama kavramını ortaya koyan kişi, belki çoğunuzun bildiği gibi Michel Montignac. Ağız tadından fedakarlık yapmadan ve yedikçe zayıflatan bu yöntemde, gıdalar sınıflandırılıyor. Enerji veren proteinler, glusitler ve yağlarla, enerjik olmayan vitamin, mineral, oligo elementler, lifler ve su aynı anda alınmıyor. Burada vereceğimiz diyet programına göre, iki haftada en az 7-8 kilo [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Besin maddelerini &#8216;ayrıştırarak&#8217; diyet uygulama kavramını ortaya koyan kişi, belki çoğunuzun bildiği gibi Michel Montignac. Ağız tadından fedakarlık yapmadan ve yedikçe zayıflatan bu yöntemde, gıdalar sınıflandırılıyor. Enerji veren proteinler, glusitler ve yağlarla, enerjik olmayan vitamin, mineral, oligo elementler, lifler ve su aynı anda alınmıyor. Burada vereceğimiz diyet programına göre, iki haftada en az 7-8 kilo verebilirsiniz.</p>
<p>1. Gün</p>
<p>Sabah Bir dilim karpuz ve bir dilim light ekmek<br />Öğlen 200 gram light yoğurt ve salata (istenilen miktarda)<br />Akşam Patates salatası; 150 gram patates, domates, biber, marul, soğan ve kimyonla hazırlanabilir.<br />Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış.</p>
<p>2. Gün</p>
<p>Sabah Çay veya ıhlamur, mantarlı omlet; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile yağsız teflon tavada<br />Öğlen 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek<br />Akşam 200 gram biftek, balık veya tavuk göğüs ile salata<br />Gece İki adet salatalık</p>
<p>3. Gün</p>
<p>Sabah 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek<br />Öğlen Salata ve peynirli omlet; 30 gram beyaz peynir, iki yumurta akı ve bir yumurta sarısıyla yapılmış<br />Akşam Salata, light ekmek, zeytinyağlı fasulye; bir çorba kaşığı sıvı yağ kullanılarak hazırlanmış<br />Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış</p>
<p>4. Gün</p>
<p>Sabah Çay veya ıhlamur, 60 gram beyazpeynir, domates, salatalık ve biber<br />Öğlen Çılbır; iki yumurta akı ve bir yumurta sarısı ile 200 gram light yoğurtla hazırlanabilir.<br />Akşam Salata ve 200 gram tavuk göğüs veya biftek sote (biber ve soğan eklenebilir)</p>
<p>5. Gün</p>
<p>Sabah Çay veya ıhlamur, istendiği kadar közlenmiş biber, salatalık ve bir dilim kızarmış beyaz ekmek<br />Öğlen 200 gram balık, tavuk göğüs veya biftekle salata<br />Akşam Salata, fırında veya güveçte yağsız türlü sebze; mantar, patlıcan, kabak, taze fasulye, domates, biber ve soğan kullanılabilir.<br />Gece 250 gr. karpuz</p>
<p>6. Gün</p>
<p>Sabah Çay veya ıhlamur, 60 gram iki kibrit kutusu ölçüsünde beyazpeynir, domates, salatalık ve biber<br />Öğlen 250 gram karpuz ve bir dilim light ekmek<br />Akşam Közlenmiş patlıcanla istenildiği kadar salata ve bir dilim light ekmek<br />Gece Cacık; 200 gram yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış</p>
<p>7. Gün</p>
<p>Sabah Çay veya ıhlamur, iki adet haşlanmış yumurta<br />Öğlen Mantar sote, salata ve bir dilim light ekmek<br />Akşam 250 gram karpuzla bir dilim light ekmek<br />Gece Cacık; 200 gram light yoğurt ve bir adet salatalıkla yapılmış
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/6305207934376062677-1786040498449387528?l=azkilo.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/besin-ayiklayarak-kilo-verme-diyeti.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>TOP 20 KRAL KOL HAREKETLERİ LİSTESİ</title>
		<link>http://www.diyett.com/top-20-kral-kol-hareketleri-listesi.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/top-20-kral-kol-hareketleri-listesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 06:40:31 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[kas yapma]]></category>
		<category><![CDATA[kol hareketleri]]></category>
		<category><![CDATA[kol kası yapma]]></category>
		<category><![CDATA[pazuları şişirme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/top-20-kral-kol-hareketleri-listesi.html</guid>
		<description><![CDATA[
Kol kasları ve kol kası yapmak için en kral top 20 listesi hazırladım sizin için. Bu kol hareketlerinden bazılarını çok sık görüyor uyguluyorsunuz, bazılarını ise belki de daha evvel hiç görmediniz… Kol kaslarını geliştirmek ve pazuları şişirmek için haftalık egzersiz programınıza kol günü bunlardan 4-5 tanesini ekleyerek ve 4 haftada bir değiştirerek kaslarınızı şaşırtmak en [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://farm4.static.flickr.com/3525/3861013915_1944c6dd55_m.jpg"><img style="MARGIN: 0px 0px 10px 10px; WIDTH: 177px; FLOAT: right; HEIGHT: 202px; CURSOR: hand" border="0" alt="" src="http://farm4.static.flickr.com/3525/3861013915_1944c6dd55_m.jpg" /></a>
<div>Kol kasları ve kol kası yapmak için en kral top 20 listesi hazırladım sizin için. Bu kol hareketlerinden bazılarını çok sık görüyor uyguluyorsunuz, bazılarını ise belki de daha evvel hiç görmediniz… Kol kaslarını geliştirmek ve pazuları şişirmek için haftalık egzersiz programınıza kol günü bunlardan 4-5 tanesini ekleyerek ve 4 haftada bir değiştirerek kaslarınızı şaşırtmak en etkili kazançları sağlamanıza yardımcı olacaktır. Unutmamanız gereken biseps ve triseps kaslarının farklı kafalardan oluştuğu ve tutuş şeklinin etkiyi bu kafalar arasında değiştirebileceğidir. Biseps pazu kası iç ve dış baştan oluşurken, arka kol triseps kası ise yan, alt ve uzun kafadan oluşmaktadır. </div>
<p>
<div></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div><a href="http://kaanlazayiflama.blogcu.com/kol-kasi-yapma-top-20-listesi_49943481.html">TOP 20 LİSTESİNİ GÖRMEK İÇİN TIKLAYIN!</a></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div></div>
<p>
<div>.</div>
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/2525629529003444490-642458972479284523?l=zayiflama-hareketleri.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/top-20-kral-kol-hareketleri-listesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nathalie sizin için denedi&#8230; citrus sinensis şekerlemesi</title>
		<link>http://www.diyett.com/nathalie-sizin-icin-denedi-citrus-sinensis-sekerlemesi.html</link>
		<comments>http://www.diyett.com/nathalie-sizin-icin-denedi-citrus-sinensis-sekerlemesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 00:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diyet Yemekler]]></category>
		<category><![CDATA[Nathalie sizin için denedi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.diyett.com/nathalie-sizin-icin-denedi-citrus-sinensis-sekerlemesi.html</guid>
		<description><![CDATA[
    
Eph200 başlıklı yazımızda, citrus aurantium ve sinefrin&#8217;den söz ettikten sonra, aklıma portakal kabuğu şekerlemesi hazırlama fikri geldi ve tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Bazıları için “sihirli” zayıflatan “doğal” ilaçlara malzeme oluşturan portakal ya da turunç kabuğu, bizim evde lezzetli bir şekerleme yapmaya yarıyor. Aslında turunç bulup yapmam gerekirdi ama portakal (citrus sinensis) [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://bp1.blogger.com/_oQXdcJuHEhk/RZ1afJj-pTI/AAAAAAAAAAY/AtJXGAiun3A/s1600-h/dattes+p%C3%A2te+d%27amande+oranges+confites+0632.jpg"><img style="margin: 0px auto 10px; display: block; text-align: center; cursor: pointer; width: 422px; height: 324px;" src="http://bp1.blogger.com/_oQXdcJuHEhk/RZ1afJj-pTI/AAAAAAAAAAY/AtJXGAiun3A/s320/dattes+p%C3%A2te+d%27amande+oranges+confites+0632.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5016265051149870386" border="0" /></a><br /><meta equiv="CONTENT-TYPE" content="text/html; charset=utf-8"><title></title><meta name="GENERATOR" content="OpenOffice.org 2.0  (Linux)"><meta name="CREATED" content="20061120;13254600"><meta name="CHANGED" content="20070104;21304600"><br />
<style type="text/css">  <!--   @page { size: 21cm 29.7cm; margin: 2cm }   P { margin-bottom: 0.21cm }  -->  </style>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;"><a href="http://drozantuncer-zdc.blogspot.com/2006/12/eph200-szc-neler-gizleyebilir.html">Eph200</a> başlıklı yazımızda, citrus aurantium ve sinefrin&#8217;den söz ettikten sonra, aklıma portakal kabuğu şekerlemesi hazırlama fikri geldi ve tarifi sizlerle paylaşmak istedim. Bazıları için “sihirli” zayıflatan “doğal” ilaçlara malzeme oluşturan portakal ya da turunç kabuğu, bizim evde lezzetli bir şekerleme yapmaya yarıyor. Aslında turunç bulup yapmam gerekirdi ama portakal (citrus sinensis) kullandım&#8230; ne de olsa bulması daha kolay.</span></p>
<p style="line-height: 150%; color: rgb(255, 204, 102);" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Portakal Kabuğu Şekerlemesi</span></p>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;"><br />
<blockquote></blockquote>
<blockquote><p>6 portakal</p></blockquote>
<p></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Portakalları sıcak su altında yıkayarak iyice temizleyin.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Portakalların alt ve üst kısımlarını keserek çıkartın, sonra kabukları dörde kesin ve portakalı soyun. Elde ettiğiniz kabukların içindeki beyaz bölümleri mümkün olduğunca çıkartın. </span></li>
</ul>
<p style="line-height: 150%;" align="justify">
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Kabukları su dolu bir tencereye atın, bir tatlı kaşığı tuz ekleyin, beş dakika kaynatın. Sudan çıkartacağınız kabukları (renklerini yitirmemeleri için) soğuk sudan geçirin. Tencerenizin suyunu yenileyin ve aynı işlemi 3 kez daha tekrarlayın. İlk seferden sonra tuz eklemeniz gerekmez.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Kabukları 1 santimetrelik ince dilimler halinde kesin.</span></li>
</ul>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Şurubun hazırlanması:</span></p>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;"></span></p>
<blockquote><p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">3 su bardağı (200 ml) şeker</span></p>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">3 su bardağı su</span></p>
</blockquote>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;"></span></p>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Bir tencerede şeker ve suyu (3&#8242;er su bardağı) ısıtın, şeker eridiğinde kabukları ekleyin. 5 dakika kaynatın. Ateşi söndürün ve yaklaşık 1 saat soğumaya bırakın.</span><span style="font-family:Verdana,sans-serif;"> Bu işlemi de iki kez daha tekrarlayın.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Tenceredeki kabukların üzerine bir tabak yerleştirin ve sabaha kadar bekletin. Tabağın ağırlığı kabukların şurup içinde kalmasını sağlayacaktır.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Ertesi sabah, tabağı kaldırın. Şurup içindeki kabukları 5 dakika kaynatın. Ateşi kısarak yaklaşık 1 saat kadar pişirin. 1 saatin sonunda tencerenin dibinde çok az şurup kalmalı. Bu aşamada dikkatli olmanızı ve kabukları yakmamanızı öneririm, bunca uğraşınızın boşa gitmesi yazık olur. Ateşi söndürün, ılınmaya bırakın.</span></li>
</ul>
<ul>
<li><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Kabukları bir yağlı kağıt üzerine birbirlerine değmeyecek şekilde dizin. Bir gün boyunca kurumaya bırakın. Sonra cam bir kavanozda ya da plastik bir kutuda muhafaza edin.</span></li>
</ul>
<p style="line-height: 150%;" align="justify"><span style="font-family:Verdana,sans-serif;">Şekerlemelerinizi eritilmiş çikolataya batırarak ya da sade yiyebilirsiniz. Kısa zamanda bu şekerlemeleri kullanarak yaptığım bir kek tarifini de sizlere ileteceğim.</span></p>
<p>Nathalie
<div class="blogger-post-footer"><img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/8320693096823342078-7339776885229815764?l=drozantuncer-zdc.blogspot.com' alt='' /></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.diyett.com/nathalie-sizin-icin-denedi-citrus-sinensis-sekerlemesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
