9 günlük bir tatilden sonra nihayet bugün rahat rahat yazımı yazabiliyorum. Aslında kızım evde ve dakika başı birşey istediği için pek de rahat rahat sayılmaz ama bayramda ev oldukça kalabalıktı.Gelen giden eksik olmadı sağolsun bu yüzden pek fazla yazamadım. Diyet nasıl gidiyor diye hiç sormayın çünkü önce yılbaşı ardından 9 günlük bayram tatili diyetimin canına okudu.Eşim evde olunca pek diyet yapamıyorum.Çünkü kendisi oldukça iştahlı ve onu gördükçe benim de canım birşeyler yemek istiyor.Bugün o işe dönünce ben de diyetime geri döndüm.Bayramda kızım çok ateşlendi ve oldukça tedirgin günler geçirdim.Allahtan şimdi daha iyi de ben de rahatladım.O diyet mi bu diyet mi derken yine bildiğimi okudum ve kendi diyetimi kendim seçerek formdakala devam ettim.Kilomu yazarken oldukça utandım çünkü sanki diyetisyen ekrandan çıkp bana “ yazıklar olsun o kadar kilo vermiştin yine almışsın.Boşuna uğraşma sen asla zayıflayamazsın “ diyecekmiş gibi geliyordu. Allahtan öyle birşey olmadı da ben de rahatladım.
Aslında hep böyle kilolu bir insan değildim ben. Üniversite yıllarımda gecenin bir yarısı uyanıp kaşık kaşık sarelle yedikten sonra yattığımı ve yine de yarım gram bile almadığımı hatırlıyorum da.Ne güzel günlerdi onlar ah! kıymetini bilememişim(.Çocukluk yıllarımda o kadar zayıftım ki arkadaşlarım ve ablam benimle “sıska leylek” diye dalga geçerlerdi hep.Annem elinde bir kaşık birşeyler yedirebilmek için peşimden koşardı.Sürekli ye dediği için yemeklerden tiksinirdim ben de.Her gün gittikçe büyüyen iştah iğneleri ve tadı gittikçe daha da iğrençleşen iştah şurupları ve balık yağları içerek büyüdüm ben. Doktor bademciklerimin vücudumuzehirleyerek istahımı kapattığını ve kilo almama engel olduğunu söyledikten sonra son çare olarak bıçak altına yattım ve bademciklerimi aldırdım. (Daha doğrusu annem aldırdı ben istemiyordum.)Ondan sonra iştahım gerçekten açıldı ve annem bu sefer de yeme demeye başladı bana.Ergenlik çağına kadar oldukça tombiş bir insan olup çıktım.Allahtan boyum yaşıtlarıma göre oldukça uzundu da pek fazla farkedilmiyordu tombişliğim.Hatta 23 Nisan için dans çalışması yaparken benim boyuma göre bir partner zorla bulmuşlardı.Sınıfın en uzun boylu oğlanı benim yanımda kısa kalıyordu çünkü.Sonra birgün iyice tombişleştiğime karar verdim ve sadece limonata içerek-annem ablamın yanına Ankara’ya gitmişti 1 aylığına ve babam da benim ne yiyip içtiğimle ilgilenemeyecek kadar meşgul bir adamdı-1 ay gibi kısa bir sürede inceldim. Annem döndüğü zaman beni tanımakta güçlük çekti.Kilo vermesine vermiştim ama midem de mahvolmuştu.Hala acısını çektiğim bir derde gastrite neden olmuştu.Ablam üniversite için gittiği Ankara ’dan Şubat tatili için döndüğü zaman tüm aile -halamlar,dayımlar vb. -onu karşılamaya gitmiştik. Ben ablamı görünce özlemle koştum ve ona sarıldım.O ise soğuk bir şekilde elimi sıkmakla yetindi ve annemlere ” Hülya nerede beni karşılamaya gelmedi mi ?” diye sordu.O zaman anladım ki o kadar zayıflamışım ki ablam bile beni tanıyamamış.Tabii o giderken tombiş ve gözlüklüydüm oysa sonra zayıflayıp bir de lens taktım, eh artık büyüdüm diye saçımı da yaptırınca tamamıyle değişik bir tip olup çıkmışım.
Üniversite yıllarımda fazla bir kilo problemim olmadı.Bir alıp 2 veriyordum çünkü. Evlenene kadar da kilo problemim olduğunu hatırlamıyorum. Çalışma hayatı beni şişmanlatan nedenlerden biriydi bence.Masa başı bir işim vardı ve arkadaşlarla öğleden sonraları çay saati keyfimiz oluyordu.Bir de üstüne üstlük hamilelik derken vücudum 48 kiloyu (evlenmeden önceki kilom) bir daha sadece rüyalarında görür oldu.
Neyse işte benim diyet hikayem kısaca! böyle.İnşallah yakında incelirim de inceldilçe’ye güzel yaılar yazabilirim.Yoksa kalınlaştıkça diye yeni bir blog açmam gerekecek.
Kalın sağlıcakla…
Yorum yok “BIRAZ DA NOSTALJI…”
Yorum yap , fikrini paylaş!