diyet, DİYET

DİYET TATLILAR

DİYET KREM ŞOKELA

Diyet yaparken nedense en çok tatlı yemeyi özlüyorum.Benim gibi tatlıdan vazgeçmek istemeyenler için bu tarif hızır gibi yetişecek sanırım :-) ))

Sizin de böyle bildiğiniz düşük kalorili tatlı tarifleri varsa buraya yazarsanız sevinirim.

Malzemeler:
-1 kilo süt
-2 çorba kaşığı pirinç unu
-2 çorba kaşığı kakao
-2 çorba kaşığı mısır nişastası

Yapılışı:
Malzemeler süt ile karıştırılarak kısık ateşte pişirilir. Koyulaşınca ateşten indirilir. Tatlandırıcı ilave edilerek birkaç kez karıştırılır. Soğutulup servis yapılır.

Afiyet olsun.

BUNLARI YAPARAK KİLO ALMANIZI ENGELLEYEBİLİRSİNİZ!

Yemek yerken nelere dikkat etmeli?
Yarı sindirilmiş besinler, bedende çürüyen kütleler oluşturur kan dolaşımını zehirler ve sonuçta tüm sistemi zayıflatır. Açlık hissiniz tam giderilmeden yemeyi bırakın, şeker ve diğer besleyiciler kan dolaşımına geçip, beyni etkiler etkilemez “tok” hissedeceksiniz.
Yemek yerken huzurlu olun
Ne yediğiniz kadar nasıl yediğinizde oldukça önemlidir. Acele, yorgun, rahatsız, mutsuz ya da üzgün bir ruh hali ile yemek yerseniz besininiz düzenli biçimde sindirilmeyecek ve tüm besleyici değeri kaybedilecektir. Zihin hayal kırıklığı içinde olduğu zaman tüm beden de aynı durumda olacaktır. İnsanların kızgınlık durumlarında çekilen mide ve karın bölgesi fotoğraflarında, midenin, şişkin, kabarık, katı, kırmızı renkli olduğu, hiç bir esnekliği ve doğal mide hareketlerinin de olmadığı görülmektedir. Zihin ve beden bu durumda sağlıklı bir sindirim gerçekleştiremeyecektir. Psikolojik olarak kendinizi kötü hissettiğiniz durumlarda yemek yemeniz besinleri düzensiz sindirmenizin yanı sıra sindirilememiş besinlerin bedeninizde çok zararlı asitler ve toksinler de üretmesine neden olacaktır. Bu nedenle mümkün olduğu kadar sakin bir durumda, huzurlu ve mutlu bir ortamda yemeye çalışın.
Bir öğünde çok değişik türde besin almayın
Çok değişik türdeki besinler sindirim sistemini zorlar ve zayıflatır. Bu nedenle bir öğünde dört çeşitten fazla besin almamaya özen gösterin. Yemeklerinizi mümkün olduğunca basitleştirin ve özellikle baharatlı yemeklerden uzak durmaya çalışın.
Yiyeceklerinizi tam olarak çiğneyin
Özellikle pirinç, ekmek, makarna gibi sindirimi ağızda başlayan besinlerin tükürükle karışması gerektiğinden iyice çiğnenmelidir. Tükürük yeterince alkalindir, bu nedenle besinle yeterince karıştırıldığında asidik besinlerin hastalıklı etkilerini nötrleştirmeye yardımcı olur.
Yemek yerken oturuşunuza dikkat edin
Sırtınız dik olarak oturursanız enerji omurganızdan kolayca akar ve sindirim organlarına hiç bir basınç yapmaz. Aslında sindirim için en iyi pozisyon bağdaş kurarak oturmaktır. Ayaktayken yemekten ve birşey içmekten kaçınınız.
Yemekten sonra bir süre dinlenin ve sağ burun deliğini açık tutun
Yemek yedikten sonra yorucu fiziksel ve zihinsel faaliyetlerden kaçının. Yemek sırasında bedenin tüm enerjisi, bedenin kan sindirim organları için gereklidir. Kanı fiziksel işler için kaslara veya yoğun düşünceyi sağlamak için beyne göndermek kişinin fiziksel ve zihinsel yeterliliğini azaltır, aynı zamanda sindirimi de engeller.
Bedende omuriliğin çevresinde halkalar çizerek geçen ve her bir burun deliğinde son bulan iki büyük enerji kanalı vardır. Soluk ağırlıkla sol burun deliğinden aktığı zaman, beden sakin, duyarlı durumda kalır. Ruhsal enerji bedende dolaşır ve zihin de bilincin daha duyarlı durumuna yükselir. Bu durum derin düşünce ya da meditasyon için çok uygundur.
Soluk, ağırlıklı olarak sağ burun deliğinden aktığı zaman, beden daha fazla ısıtılmış, zihinle beden fiziksel faaliyet için hazır hale gelmiştir. Bedenin sindirim için ısıya ihtiyacı olacağından, sağ burun deliği yemek sırasında ve yemekten sonra sürekli olarak açık olmalıdır. Yemek sırasında sağ burun deliği kapalı ve sol burun deliği açıksa kuru ve ağır besinler yememek daha iyidir. Çünkü bunları sindirmek daha güç olacaktır. Yemekten sonra soluğun sağ delikten akmasına dikkat ediniz, solunuza doğru yatmak da tavsiye edilebilir, bu sayede sağ burun deliği kendiliğinden açılacaktır.
Öğünler arasında yemekten sakının
Besinlerin midenizi terketmesi ve sindirim özsularının tekrar birikip sonraki öğüne hazırlanması yaklaşık olarak dört saat alır. Gün boyunca sürekli ve düzenli olarak yiyorsanız, mide özsuyu yeterli sindirim gücünü taşımayacak ve zayıflayan mide özsuyu besinleri kolayca sindirilmeyecektir. Günde dört öğünden fazla yemeyiniz.
Geç saatlerde yemeyin
Yatmadan önce yapılacak bir yürüyüş sindirime yardımcı olacak, sizi gevşetecektir. Geceleri uyumakta güçlük çekiyorsanız, bir bardak ılık süt için.
Her gün bol su için
Su, bedeni zehirlerden ve atık maddelerden temizler, saflaştırır. Sağlıklı bir kişi günde 3-4 litre su veya başka içeceklerden içmelidir. Hasta insanlar-özellikle deri hastalığı olanlar- günde 4 veya 5 litre su içmelidir. Çok su içemeyen bir insansanız hergün aldığınız su miktarını artırın. Yemek sırasında ise fazla su içmeyin, aksi taktirde sindirim salgıları seyrelir ve sindirim yavaşlar. İçtiğiniz suya biraz limon ve tuz katabilirsiniz.
Çok sıcak ve çok soğuk yemeyin
Çok sıcak besinler bedeni fazla ısıtır. Ayrıca sınırlı bir ısı aralığında çalışabilen sindirim enzimlerinin çalışmalarını engeller. Aynı zamanda sindirim sisteminin içini kaplayan mukus zarını da bozabilir.
Yemeğinizi yemeden önce biraz soğutun. Öte yandan, çok soğuk besinler ve serinleticiler de bağırsak kanalını büzüştürür, sindirimi çok zorlaştırır. Ayrıca boğazınıza da zarar verici etki yapabilir. Soğuk yiyecekler nazik soluk borularını büzüştürebilir ve onları daha duyarlı hale getirebilir. Çok soğuk içecekler içmenin yarattığı şok astım krizi veya başka herhangi bir alerjik reaksiyona sebep olabilir.
Bol temiz hava alın ve egzersiz yapın
Bedenin sindirim organlarını kuvvetlendirmesi, uyarması ve sindirimi kolaylaştırması için egzersiz yapmaya ihtiyaç vardır. Bedeniniz uyuşuk ve tembel bir durumdaysa sindirim faaliyetiniz ve tüm sağlık durumunuz rahatsız olacaktır. Çünkü sindirim ateşi bol miktarda oksijen “yakıt”ını gerektirir. Kabızlığın en iyi tedavi şekli her gün bol egzersiz yapmak, en azından hergün açık havada yürüyüşe çıkmaktır. Her yemekten önce “yarım banyo” alın
Beden yemek sırasında ve yemekten sonra çok miktarda ısı üretir, bu nedenle yemekten önce serinletilmesi gerekir. Her öğün yemekten önce “yarım banyo” almalısınız.

BIRAZ DA NOSTALJI…

9 günlük bir tatilden sonra nihayet bugün rahat rahat yazımı yazabiliyorum. Aslında kızım evde ve dakika başı birşey istediği için pek de rahat rahat sayılmaz ama bayramda ev oldukça kalabalıktı.Gelen giden eksik olmadı sağolsun bu yüzden pek fazla yazamadım. Diyet nasıl gidiyor diye hiç sormayın çünkü önce yılbaşı ardından 9 günlük bayram tatili diyetimin canına okudu.Eşim evde olunca pek diyet yapamıyorum.Çünkü kendisi oldukça iştahlı ve onu gördükçe benim de canım birşeyler yemek istiyor.Bugün o işe dönünce ben de diyetime geri döndüm.Bayramda kızım çok ateşlendi ve oldukça tedirgin günler geçirdim.Allahtan şimdi daha iyi de ben de rahatladım.O diyet mi bu diyet mi derken yine bildiğimi okudum ve kendi diyetimi kendim seçerek formdakala devam ettim.Kilomu yazarken oldukça utandım çünkü sanki diyetisyen ekrandan çıkp bana “ yazıklar olsun o kadar kilo vermiştin yine almışsın.Boşuna uğraşma sen asla zayıflayamazsın “ diyecekmiş gibi geliyordu. Allahtan öyle birşey olmadı da ben de rahatladım.
Aslında hep böyle kilolu bir insan değildim ben. Üniversite yıllarımda gecenin bir yarısı uyanıp kaşık kaşık sarelle yedikten sonra yattığımı ve yine de yarım gram bile almadığımı hatırlıyorum da.Ne güzel günlerdi onlar ah! kıymetini bilememişim(.Çocukluk yıllarımda o kadar zayıftım ki arkadaşlarım ve ablam benimle “sıska leylek” diye dalga geçerlerdi hep.Annem elinde bir kaşık birşeyler yedirebilmek için peşimden koşardı.Sürekli ye dediği için yemeklerden tiksinirdim ben de.Her gün gittikçe büyüyen iştah iğneleri ve tadı gittikçe daha da iğrençleşen iştah şurupları ve balık yağları içerek büyüdüm ben. Doktor bademciklerimin vücudumuzehirleyerek istahımı kapattığını ve kilo almama engel olduğunu söyledikten sonra son çare olarak bıçak altına yattım ve bademciklerimi aldırdım. (Daha doğrusu annem aldırdı ben istemiyordum.)Ondan sonra iştahım gerçekten açıldı ve annem bu sefer de yeme demeye başladı bana.Ergenlik çağına kadar oldukça tombiş bir insan olup çıktım.Allahtan boyum yaşıtlarıma göre oldukça uzundu da pek fazla farkedilmiyordu tombişliğim.Hatta 23 Nisan için dans çalışması yaparken benim boyuma göre bir partner zorla bulmuşlardı.Sınıfın en uzun boylu oğlanı benim yanımda kısa kalıyordu çünkü.Sonra birgün iyice tombişleştiğime karar verdim ve sadece limonata içerek-annem ablamın yanına Ankara’ya gitmişti 1 aylığına ve babam da benim ne yiyip içtiğimle ilgilenemeyecek kadar meşgul bir adamdı-1 ay gibi kısa bir sürede inceldim. Annem döndüğü zaman beni tanımakta güçlük çekti.Kilo vermesine vermiştim ama midem de mahvolmuştu.Hala acısını çektiğim bir derde gastrite neden olmuştu.Ablam üniversite için gittiği Ankara ’dan Şubat tatili için döndüğü zaman tüm aile -halamlar,dayımlar vb. -onu karşılamaya gitmiştik. Ben ablamı görünce özlemle koştum ve ona sarıldım.O ise soğuk bir şekilde elimi sıkmakla yetindi ve annemlere ” Hülya nerede beni karşılamaya gelmedi mi ?” diye sordu.O zaman anladım ki o kadar zayıflamışım ki ablam bile beni tanıyamamış.Tabii o giderken tombiş ve gözlüklüydüm oysa sonra zayıflayıp bir de lens taktım, eh artık büyüdüm diye saçımı da yaptırınca tamamıyle değişik bir tip olup çıkmışım.
Üniversite yıllarımda fazla bir kilo problemim olmadı.Bir alıp 2 veriyordum çünkü. Evlenene kadar da kilo problemim olduğunu hatırlamıyorum. Çalışma hayatı beni şişmanlatan nedenlerden biriydi bence.Masa başı bir işim vardı ve arkadaşlarla öğleden sonraları çay saati keyfimiz oluyordu.Bir de üstüne üstlük hamilelik derken vücudum 48 kiloyu (evlenmeden önceki kilom) bir daha sadece rüyalarında görür oldu.
Neyse işte benim diyet hikayem kısaca! böyle.İnşallah yakında incelirim de inceldilçe’ye güzel yaılar yazabilirim.Yoksa kalınlaştıkça diye yeni bir blog açmam gerekecek.
Kalın sağlıcakla…

DENİZ KENARINDAN(HATTA ÜSTÜNDEN !) MANZARALAR

Hafta sonunda Çeşmealtı’na gidip deniz kenarında balık yedik.Sonra da denizin üzerinde güzel bir gezinti yaptık.Deniz o kadar güzel görünüyordu ki cep telimin kamerasıyla olsun bu güzel manzarayı çekip sizlere göstereyim dedim.amatörce ama idare edin artık:-)

SOĞAN DİYETİ

Soğan diyeti
(Soğan diyeti ile 3 günde 2-3 kilo verebilirsiniz)
Sabah: Her sabah aynı mönü tekrar edilecektir.
(1 kibrit kutusu büyüklüğünde beyaz pe ynir, 2 dilim kepek ekmek, yarım domates, şekersiz çay ya da kahve)
1.gün öğle ve akşam: Arzu edildiği kadar meyve, 1 kase çorba 2. gün öğle ve akşam: Arzuya göre et ve 1 kase çorba 3. gün öğle ve akşam: Pirinç lapası, meyve (muz, üzüm hariç), çorba

Öğünlerde yemek üzere örnek tarif
Soğan çorbası: 6 adet soğan, yarımşar kilodan iki çeşit sebze ve yağsız et suyu ile hazırlanır. Diyette yağ kullanılmıyor.Limon, baharat serbest. İsteğe göre soğan içine sebze konulmadan da yenebilir.

Rejim Her lokmanız sağlıklı olsun

anlış beslenme veya ayaküstü atıştırmalar sebebiyle her geçen gün sağlığınızın biraz daha bozulduğunu mu düşünüyorsunuz? İşte tam size göre bir sağlıklı beslenme kalvuzu…

Doymamış yağ (tere yağ, kuyruk yağı) oranı yüksek besinleri daha az tüketin. Yeterli miktarda doymuş yağ (ay çiçek, mısırözü, soya, fındık, zeytinyağı) almaya dikkat edin. Yarım yağlı süt, yağsız yoğurt tüketin. Yağlı kırmızı et yerine yağsız et, kuru baklagiller (nohut, mercimek, fasulye gibi) balık ve tavuk tercih edin. Süt ve süt ürünleri de (yoğurt, peynir vb.) tüketilmeli fakat bunlarında az yağlı olmalarına dikkat edilmeli. Yemeklerinizi haşlama, fırında pişirme veya ızgarada pişirme yöntemleriyle pişirirseniz yemeğe eklenecek yağıda azaltmış olursunuz.

Aşırı şekerli gıdalardan kaçınmalı ve hatta çay, kahve gibi içecekler şekersiz içilmeli veya şeker miktarı azaltılmalıdır. Gıdalardan aldığımız günlük tuz miktarı 6 gr.ı (bir tatlı kaşığı) geçmemelidir. Bu miktara yemeklerden, ekmekten, içeceklerden aldığımız tuz miktarı dahildir. Tuz tüketimi ile yüksek tansiyon arasında ilişki bulunmaktadır. Yüksek tansiyonu olanlar doktorlarının tavsiyesine göre ya hiç tuz kullanmamalı ya da miktarını azaltmalıdır.

Güne kahvaltınızı yaparak başlayın. Gece boyu gıda alımı olmadığından beyninizin sabah kalkınca enerjiye ihtiyacı vardır. Daha sonra gıda alımınızı kahvaltıdan başlayarak gün içine yaymanız daha etkin kalori yakmanıza neden olur. Öğünlerinizi önceden belirleyiniz. Mümkünse yediklerinizi 3 ana öğün, 3ara öğüne bölün az ve sık beslenin.

Bol su için, yiyecekleri iyice çiğneyin. Her yemek yediğinizde midenin 1/3`ünü boş bırakın. Tam olarak dolu mide sağlığımızın zaman içinde bozulmasına, erken yaşlanmaya neden olur. Midenizi katı gıdalarla doldurmayın.

Katı gıdalarla dolu mide içeriğinin gerekli öz suyu her tarafa dengeli ulaştırması güçleşir ve sindirim zorlaşır. Düzenli yemek yiyenler daha dengeli ve sağlıklı beslenmekte ve ideal kilolarını korumaktadırlar.

Zihinsel faaliyetlerin gerektirdiği enerji kaynaklarının en önemlilerinden biride meyvelerdir. Beynin oksijen dışındaki tek enerjisi glikozdur. Glikoz meyvelerde hazır halde bulunur. Diğer gıdalarla alınan şeker midede yakılarak glikoza çevrilir. Bu nedenle meyveleri aç karnına yememeliyiz.

Meyveler yemeklerden 30 dakika önce veya 3 saat sonra alınmalıdır. Mide doluyken alınan meyveler midede kalıp besin değeri kaybolup orada mayalanacağı için bütün sindirim sistemimizi yorar.

Vücudumuzda dakikada 10 milyon hücre ölür ve bir o kadarı da yenilenir. Ortalama 100 günde (beyin ve sinir hücreleri hariç) bütün vücudumuz yenilenir. Düzensiz kötü beslenme yenileme sistemini aksatır. Cildiniz canlılığını, tazeliğini kaybeder ve en önemlisi hastalıklara açık olursunuz.

Yorgunluk, çabuk yorulma, baş ağrısı olabilir. Düşünce ve hafıza sistemi bulanıklaşır. Bu nedenlerden dolayı düzenli ve sağlıklı beslenmeye dikkat etmeli ve yemek için yaşamamalı sadece yaşamak için yemeli görüşünü benimsemeliyiz.

SAVUNMA DİYETİ

Hedef: 3 günde ortalama 2 kilo.
Günlük kalori: 500 Kcal

Yüksek protein ve çok düşük kalori içeren yiyeceklere yönelik ve bol su içmeye dayalı diyet, egzersizle desteklendiği takdirde hızlı kilo kaybına neden oluyor. Diyet sırasında açlık dayanılmaz hale geldiğinde aralarda küçük parçalar halinde ananas atıştırılabilir.

Genel bir diyet/zayıflama programı olarak diyetisyenler tarafından tercih edilmeyen bu düşük kalorili diyet tekrarlı olarak uygulanmamalıdır.

BU DİYETİN GÜNLÜK MENÜLERİ
1. GÜN

Sabah : Bir kase yoğurt ve bir elma
Öğle : Izgara tavuk ve salata
Akşam : Kabak, kereviz sapı, havuç ve domates küçük parçalar halinde dilimlenir ve çok az zeytinyağında kızartılır, tofu (bir tür peynir) eklenerek bir porsiyon tüketilir.

2. GÜN

Sabah : Bir kase yoğurt ve bir elma
Öğle : Izgara tavuk ve salata
Akşam : Kabak, kereviz sapı, havuç ve domates küçük parçalar halinde dilimlenir ve çok az zeytinyağında kızartılır, tofu (bir tür peynir) eklenerek bir porsiyon tüketilir.

3. GÜN

Sabah : Bir kase yoğurt ve bir elma
Öğle : Izgara tavuk ve salata
Akşam : Kabak, kereviz sapı, havuç ve domates küçük parçalar halinde dilimlenir ve çok az zeytinyağında kızartılır, tofu (bir tür peynir) eklenerek bir porsiyon tüketilir.

KİLO ALMAK İSTİYORUM

“Kilo almak istiyorum” “ Kilo almak için ilaç önerir misin” gibi sorularla oldukça sık karşılaştığım için sanırım bu konuya deyinsem iyi olacak. Kilo almak için aslında zayıflamakta olduğu gibi günde kaç kalori aldığınızı bilmek sorundasınız. Bana gelip te nasıl kilo alabilirim, nasıl şişmanlayabilirim diyenlere önce bugün kaç kalori aldın diye soruyorum fakat cevabını veren olmuyor…

DENİZ KENARINDAN(HATTA ÜSTÜNDEN !) MANZARALAR

Hafta sonunda Çeşmealtı’na gidip deniz kenarında balık yedik.Sonra da denizin üzerinde güzel bir gezinti yaptık.Deniz o kadar güzel görünüyordu ki cep telimin kamerasıyla olsun bu güzel manzarayı çekip sizlere göstereyim dedim.amatörce ama idare edin artık:-)

Zayıflama Diyetleri Çöpe ücretsiz e-kitap (27)

ZAYIFLAMA DİYETLERİ KADERİNİZ DEĞİL !

Zayıflama diyeti tuzağına düşmeden…
Enerji kısıtlamalarını sofranızın baş köşesine oturtmadan…
Ruhsal ve bedensel sağlığınızı açlık ve kıtlıklara kurban etmeden…

Ağırlık dengeleme yeteneğinizi yeniden ele geçirip, besinlerle barışarak… kilo sorunlarınıza çözüm bulmak, fazla kilolarınızdan kalıcı olarak kurtulmak mümkün. Diyetsiz Kalıcı Zayıflama’nın tüm inceliklerini kitaplarımızda, elden geldiğince açık bir dille anlattık. Eykitabımızın bundan sonraki satırlarında… Zayıflamak‘tan alıntılarla, ilk adımları atma hevesini size vermeye çabalayacağız.

Acıkarak yemek yeme alışkanlığını kazanan, sofradan doymadan kalkmama kararlılığını gösterenler… tok olduklarında değil tıkınmak, yemek ihtiyacı bile duymuyorlar. Sevdikleri yemeklere masalarında yer açmayı becerenler, tatlı, çikolatalar peşinde nefeslerini kaybetme sıkıntısından kurtuluyorlar.

İhtiyaçlarının güle oynaya karşılandığını… yasakların, açlıkların bir daha geri gelmemek üzere sonlandığını fark eden insan organizması…
Bir yandan harcamalarını artırarak, öte yandan depolardaki yağları harcamalarda kullanarak… fazlalıklarını atıyor…

Diyetsiz Kalıcı Zayıflama eziyetsiz gerçekleşiyor!