Baharatları koklamanın zayıflatıcı etkisine gelince… bence, yine palavra bir araştırma… zayıflattığı falan yok ama tadı nefis.
Bu yılbaşı kurabiyelerini beğenirseniz, diğer değişik tarifleri “Miniklerin Yemek Keyfi“nde bulabilirsiniz.
diyet, diyet yemekler
Baharatları koklamanın zayıflatıcı etkisine gelince… bence, yine palavra bir araştırma… zayıflattığı falan yok ama tadı nefis.
Bu yılbaşı kurabiyelerini beğenirseniz, diğer değişik tarifleri “Miniklerin Yemek Keyfi“nde bulabilirsiniz.
Dr. Muzaffer Kuşhan’la Diyet
Süt, bebekliğimizden itibaren tüketmeye başladığımız en önemli içeceklerden biri. Çocukluktan itibaren yeterli miktarda içildiği zaman, kemiklerin gelişimi ve ileriki yaşlarda da kemiklerin erimesini önleyerek sağlığımızı korumamıza yardım eder.
SÜTÜN YARARLARI
Kemiklerin gelişimini sağlar.
Kemik erimesi ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
Mikrobik enfeksiyonlara vücudu korur
Sinir sistemini rahatlatır
Günde yarım litre süt içen çocuklarda bir tür kemik hastalığı olan “raşitizm”i önler
Diş çürüklerini önler
Tansiyonu düşürür
Kanserin önlenmesine yardımcı olur

Metabolizmanızın hızını arttırmak ve hedefiniz doğrultusunda emin adımlarla ilerlemek için bu tavsiyeleri deneyin;
Az kilolu olduğunuzda, gün boyunca daha az kalori kullanırız. Çünkü az kilo ile daha rahat hareket edebiliriz.Ayrıca, çabucak kilo kaybetmediğinizde, ilginizin dağılması ve fazla yemek yemeğe başlamanız çok kolaydır. Metabolizmanızın hızını arttırmak ve hedefiniz doğrultusunda emin adımlarla ilerlemek için bu tavsiyeleri deneyin;
1- Egzersize daha çok zaman ayırın. Toplam her gün en azından 60 dakika egzersiz ve enerjik aktiviteler yapmayı hedefleyin.
2- Daha çok egzersiz yapın. Yürüyüşlerinize tepeleri ekleyin, adımlarınızı hızlandırın, bisikletin pedallarını daha hızlı çevirin veya günlük yürüyüşlerinize 1 veya 2 dakika koşma periyotları ekleyin. Ne kadar çok egzersiz yaparsanız o kadar çok kalori yakarsınız.
3- Haftalık egzersiz rutininize ağırlık kaldırma antrenmanını ekleyin. Ağırlık kaldırmak, kalorileri yakarken kaslarınızda arttırır. Ne kadar çok kasınız varsa vücudunuz gün boyunca o kadar çok kaloriye ihtiyaç duyar.
4- Yiyecek porsiyonlarınızı ölçün. Her gün 200 veya 300 ekstra kalori almanıza neden olan porsiyonlarınızın büyüklüğünü abartmanız ve sadece “ bir ısırık daha “diyerek yemeye devam etmeniz çok kolaydır. En iyi sonuca ulaşmak için yemeye başlamadan önce yiyeceklerinizi tartın.
5- Yediğiniz lif miktarını arttırın. Lif bakımından zengin olan yiyecekler daha çabuk doymanızı sağlayacaktır ve böylelikle daha az yemek yemenize neden olacaktır. Meyvelerde, sebzelerde, bütün tahıl ekmeklerinde, gevreklerde ve baklagillerde lif vardır. Her gün 25 veya 35 gram lif yemeyi hedefleyin.
6- Bol miktarda su içtiğinizden emin olun. Hedefiniz her gün 3 litre su içmek olmalıdır eğer egzersiz yapıyorsanız daha çok su içmelisiniz. Gün boyunca su içmek atıştırmalarınızı sınırlandırmanıza yardım eder, vücudunuza zindelik katar ve sıfır kalori ekler.
7- Günlük yiyecek kaydı tutun. Gün boyunca yediğiniz ve içtiğiniz her şeyi not edin. Yaptığınız her şeyi siyah-beyaz görebilirseniz hedefinizde ilerlemeniz daha kolay olacaktır. Ayrıca bu yöntem nedeniyle çoğu kişi daha az yemek yer çünkü yedikleri her şeyi yazmak istemezler.
8- Alkolü sınırlandırın. Alkollü içecekler besin değeri taşımazlar fakat kalori almaya neden olurlar.
9- Tüketiminizi haftada bir kere olarak tutun.
10- Yatmadan iki saat önce yemek yemeyi bırakın.
11- Günlük ek multivitamin alın.12- Yemekleri ve atıştırmaları her lokmanın tadına vararak yavaş yavaş yiyin. Açlığı önlemek için her 3 veya 4 saatte bir öğün veya atıştırmalık yiyin.
Hedef: Haftada 3-4 kilo.
Günlük kalori: 600 Kcal
Lifli besinlere dayalı bu diyet yeşilliklerle de destekleniyor. Bu diyette acıkınca tüketilebilecek tek şey bol su. Su dışında her türlü içecek kesinlikle yasak.
Genel bir diyet/zayıflama programı olarak diyetisyenler tarafından tercih edilmeyen bu düşük kalorili diyet tekrarlı olarak uygulanmamalıdır
2. GÜN
Sabah : Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler.
Öğle : Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata.
Akşam : Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata.
3. GÜN
Sabah : Buğday, yulaf gibi tahıllarla hazırlanmış besinler.
Öğle : Sadece yeşil yapraklı sebzelerden oluşan bol peynirli salata.
Akşam : Çok az tereyağında pişirilmiş mantar, avokado, zeytin ve yeşil sebzelerden oluşan salata.
. Bu diyet 4 gün sürüyor ve 4 kg veriyorsunuz bence biraz sıkmaya değer kendimizi , değil mi? Tabii unutmayalım yaptığımız herşey kendi mutluluğumuz için
Sabah: 1 portakal,1 elma
Ara: 1 Salatalık,1 Domates
Öğle: 1 kg meyve ( portakal,elma)
Ara: 1 Salatalık,1 Domates
Akşam: Alabildiğine ızgara et ve az yağlı salata
Zayıflamak, bedenden belli bir miktarda yağ kütlesi kaybedilmesi anlamına gelir. Diüretikler, bireyi daha çok idrar çıkartmaya zorlayarak su yitirilmesine yol açar. 1 litre su, 1 kilo geldiğine göre… tartıya bakıldığında gözle görülür bir değişimi hemen fark etmek mümkün olur. Ancak bu yolla 2-3 kilodan fazla bir kayıp söz konusu olamaz, çünkü bedenin su rezervleri buna müsaade etmez.
Diüretik alımına son verildiğinde ise, beden sıkılmış bir süngerin tekrar su emmesi gibi, eksilmiş su rezervlerini süratle tamamlar, verdim, diye sevinilen kilolar da tartıda tekrar moral bozmaya başlar.
Yan etkileri göz önüne alındığında, diüretikleri, devamlı olarak kilo kontrolü amaçlı kullanmak mümkün değildir : dezhidratasyon, tansiyon düşmesi ve bunun yol açtığı yorgunluk, baş dönmesi… bayılma…
Bedenden su kaybıyla birlikte mineraller de yitirilir, ve özellikle önemli miktarda potasyum kaybı bazen ölümle sonuçlanan kalp ritmi bozukluklarına yol açabilir.
Günümüzde, bu tür ilaçları zayıflama amaçlı yazan “hekim”lerin hastalarına “bak sana diüretik yazıyorum, zayıflaman için” deme cesaretini, dürüstlüğünü gösterebilmesi pek kolay değildir. Ama ne var ki, (kendileri ile aynı unvanı paylaşmaktan hiç de gurur duymadığım) kimileri el çabukluğu marifet kimyasal isimler ardına gizlenebilmekte… ya da haftalık zayıflama kürünün sonunda, tartıya çıkartmadan önce, hastalarına iğne ile veya hap şeklinde çaktırmadan yutturabilmektedirler.
Bizim olaylara her zaman “kalıcı zayıflama” gözlükleri ile bakma alışkanlığında olduğumuz hatırlandığında, diüretiklerle zayıflanmaya heveslenilmesine saflık, zayıflatılmaya kalkışılmasına ise “şarlatanlık”tan başka sözcük bulamıyoruz.
Dr. Muzaffer Kuşhan’la Diyet
Bütün dünyada en çok yaşayan insanların Girit Adası’nda, Kafkaslar’da,Tibet’te ve Japonya’da bulunduğunu, ülke olarak da insanların en çok yaşama şansının olduğu yerler Japonya ve özellikle Okinawa Adası. Şimdi de en çok yaşatan iki mutfağı ve özellikleri irdeleyelim.
Akdeniz Mutfağı
Avrupa’da yapılan bir araştırmada, beslenmeyle kalp hastalıklarının ilişkisi incelendi. Güney Fransa, İspanya, İtalya ve Yunanistan’da kalp ölümlerinin Orta ve Kuzey Avrupa’ya göre yüzde 75 daha az olduğu tespit edildi. Bunun sebebi olarak da, beslenme tarzı gösteriyor. Bu çalışmadan sonra Akdeniz mutfağı mercek altına alındı ve örnek bir beslenme tarzı olarak kitaplara geçti.
Sofra çok önemli
İnsanlar saatlerce oturarak, sohbet ederek, acele etmeden, neşe içinde yemek yiyor. Zaman çok, kimsenin acelesi yok. Diğer Avrupa ülkelerinde bu mümkün değil.
Öncelikle balık, daha sonra et
Akdeniz sahillerinde balık ve deniz ürünleri et ve tavuktan daha çok tüketiliyor. Et ve tavuk porsiyonları küçük. Et olarak en çok tercih edilen kuzu.
Zeytinyağı baş tacı
Zeytinyağı en çok tüketilen yağ. Salatalara yalnız zeytinyağı konuluyor. Zeytinyağlı sebzeler çok çeşitli ve lezzetli. Zeytinyağının bileşiminin çoğunluğu tekli doymamış yağ asitlerinden oluşuyor. İçinde sadece yüzde 12 doymuş yağ asitleri ve yüzde 10 çoklu doymuş yağ asitleri var. Doymamış yağ asitlerinin faydalı kolesterolü (HDL) yükselttiği, zararlı kolesterolü (LDL) düşürdüğüne inanılıyor. Zeytinyağı çoğunlukla çiğden kullanılıyor.
Salata, sebze, meyve cenneti
Salatasız sofra yok. Sebzelerin çeşidi çok. Yenen sebze ve meyve miktarı Orta ve Kuzey Avrupa ortalamasının dört misli. Söylentiye göre Giritli’nin geçtiği yerde ot kalmazmış. Salata ve zeytinyağlı sebze her sofranın demirbaşı gibi. Her yemekten sonra meyve yeniyor. Baklagiller çok tüketiliyor.
Ekmek ve hamur işleri sofradan eksik edilmiyor
Buna karşılık yağlı yemek ve hayvansal gıdalardan uzak duruluyor. Kremalı ve kaymaklı yiyecekler yok denecek kadar az tüketiliyor.
İçkisi yalnızca şarap
Şarap dışında pek içki içilmiyor. Uzun süre devam eden yemeklerde şarap çok yavaş içiliyor. Kırmızı şarabın içindeki bazı maddelerin (bioflavonoid) kalp sağlığını koruduğunu düşünülüyor. Bu korumanın mekanizması da şu şekilde açıklanıyor:
1. Pıhtılaşma şarabın içindeki maddeler vasıtasıyla azaltılarak kanın akışkanlığı azaltılıyor.
2. Şarap iyi huylu kolesterolün (HDL) yükselmesini sağlıyor; iyi kolesterol, kötü kolesterolün kandaki miktarını düşürüyor.
3. Şarabın içindeki bioflavonoidler kolesterolün okside olmasını önlüyor. Kötü kolesterol okside olmadıkça, damarların çeperine çökmüyor.
Mekanizma ne olursa olsun Akdeniz mutfağının insanların ömrünü uzattığı ispatlanmış bir gerçek.
Okinawa (Japon) Mutfağı
Yemeğin hazırlanması ve yenmesi ibadet gibi…
“Her yemek ilaçtır” felsefesiyle hazırlanan yemeğe çok önem veriliyor. Sağlıklı yemek hazırlama alışkanlığı geleneksel olarak nesilden nesile geçiyor.
Soya fasulyesi ve pirinç sofranın müdavimi!
Soya fasülyesi filizi, süt ve yoğurt çok tüketiliyor. Soya yağı en çok tüketilen yağ. Pirinç sofradan hiç eksik edilmiyor.
Balık, sebze, deniz yosunu ve otlarla zengin bir sofra
Akdenizliler gibi balık, sebze, salata, baharat ve özellikle deniz yosunları sofradan eksik olmuyor.
Düşük kalorili beslenme
Anavatanları Japonya’ya göre Okinawa Ada halkı yüzde 30 daha az kalori alıyor ve daha çok yaşıyor.
İKİ MUTFAĞIN PÜF NOKTALARI
İki mutfağın ortak noktaları
Bu iki mutfak ilk bakışta birbirine benzemese de pek çok ortak noktaları var.
1. Yemeğin hazırlanmasına ve yenmesine çok özen gösterilmesi. Doğal yiyeceklerin tercih edilmesi.
2. Birinde zeytinyağı, diğerinde soya yağının tüketilmesi sağlıklı etkileri açısından benzerlik gösteriyor. Her iki yağ da bitkisel, sıvı ve doymamış yağ asitlerinden oluşuyor.
3. Her iki mutfakta da ana hayvansal protein kaynağı balık.
4. Her iki mutfakta da bol salata, sebze, otlar ve meyve var.
Jartiyer modellerinin hepsinin ortak noktası çekici, etkileyici ve ince ama hafif kaslı bacaklara sahip olmalarıdır. Topuklu ayakkabı giydiklerinde daha da etkileyici bir görünüm alan bacaklarını nasıl formda tutuyorlar ve ne tür egzersiz hareketleri yapıyorlar hiç merak ettiniz mi?
DEVAMINI OKUMAK İÇİN TIKLAYIN!
.